TMK m.995 ve Zilyetliğin İyiniyet Ayrımı
Ecrimisil, Türk Medeni Kanunu'nun zilyetliğin geri verilmesine ilişkin hükümlerine dayanır ve iyiniyet ölçütü üzerine kurulur. TMK m.993 uyarınca iyiniyetle zilyedi bulunduğu şeyi karineyle mevcut hakkına uygun şekilde kullanan zilyet, o şeyi geri vermekle yükümlü olduğu kimseye karşı bu yüzden tazminat ödemek zorunda değildir. Buna karşılık TMK m.995, iyiniyetli olmayan zilyedin, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ile elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorunda olduğunu düzenler. Haksız işgal tazminatının hukuki dayanağı budur ve hükmün elde edilmemiş ancak elde edilmesi mümkün olan geliri de kapsaması, tazminatın kural olarak taşınmazın kiraya verilebileceği bedel üzerinden hesaplanmasının temelini oluşturur. TMK m.3/2 uyarınca durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz.
İntifadan Men Koşulu ve Kabul Edilen İstisnalar
Paydaşlar arasındaki ilişkilerde kural, her paydaşın TMK m.693 uyarınca diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilmesi ve onu kullanabilmesidir. Bu nedenle taşınmazı fiilen kullanan paydaştan tazminat istenebilmesi için, kullanmaya rıza gösterilmediğinin karşı tarafa açıkça bildirilmiş olması aranır; uygulamada bu koşul intifadan men olarak adlandırılır ve genellikle noter ihtarnamesiyle yerine getirilir. İhtarın tarihi, geriye dönük hangi dönem için tazminat istenebileceğini de belirler. Uygulamada bu koşulun aranmadığı durumlar da kabul edilmektedir: taşınmazın bağ ve bahçe gibi doğal ürün veren ya da konut ve işyeri gibi kiraya verilerek gelir elde edilen nitelikte olması, kullanan paydaşın diğer paydaşların hakkını bütünüyle inkâr etmesi, paydaşlar arasında kullanım biçimini belirleyen bir anlaşma bulunması ve daha önce aynı taşınmaza ilişkin el atmanın önlenmesi ya da ortaklığın giderilmesi davası açılmış olması bu kapsamda değerlendirilir.
Tazminatın Hesabında Uygulamanın Ölçütleri
Ecrimisil hesabı, taşınmazın niteliğine göre farklı yöntemlerle yapılır ve teknik incelemeye dayanır. Konut, işyeri ve arsa niteliğindeki taşınmazlarda ölçüt kural olarak aynı dönemde ve aynı çevrede geçerli olan kira bedelidir; emsal kira sözleşmeleri toplanır ve taşınmazın konumu, yüzölçümü ve kullanım durumu gözetilerek karşılaştırma yapılır. Tarım arazilerinde ise ekilen ürünün cinsi, verim ve dönem fiyatları üzerinden gelir hesabı yapılması yoluna gidilir. Hesabın yıllara bölünerek ayrı ayrı yapılması, her dönem için ayrı bedel belirlenmesini gerektirir; tek bir tutarın tüm döneme yayılması denetime elverişli sayılmaz. Kira sözleşmesine dayanan bir kullanım varsa talep ecrimisil değil kira alacağı niteliğindedir ve bu ayrım görevli mahkemeyi de değiştirir. Antalya'da sahil şeridindeki taşınmazlar ile turizm amaçlı kullanılan yerlerde sezonluk kullanım yoğunluğu, hesabın dönemsel yapılmasını ayrıca gerekli kılar.
Asliye Hukuk Mahkemesi ve Yetki
Ecrimisil istemi bir tazminat talebidir ve kira ilişkisinden kaynaklanmadığı için HMK m.4/1-a kapsamına girmez. Bu nedenle görevli mahkeme, HMK m.2 uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda genel görevli olan asliye hukuk mahkemesidir; sulh hukuk ve icra hukuk mahkemeleri görevli değildir. Yetki bakımından genel kurallar uygulanır; ancak istem el atmanın önlenmesi gibi taşınmazın aynına yahut zilyetliğine ilişkin bir talep ile birlikte ileri sürülürse HMK m.12 uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur. Bu davada yazılı yargılama usulü uygulanır; davalının cevap dilekçesini verme süresi HMK m.127 uyarınca dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır. Arabuluculuk yönünden ecrimisil, 6325 sayılı Kanun m.18/B'de sayılan dört uyuşmazlık grubu arasında yer almaz; buna karşılık taraflar ve uyuşmazlık ticari nitelik taşıyorsa Türk Ticaret Kanunu m.5/A uyarınca dava şartı arabuluculuk gündeme gelebilir.
Beş Yıllık Dönem ve Talebin Artırılması
Yerleşik uygulamada ecrimisil, dönemsel edim niteliği gözetilerek beş yıllık zamanaşımına tabi tutulur ve dava tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık dönem için tazminat istenebilir; bu yaklaşım TBK m.147/1'in kira bedelleri ve benzeri dönemsel edimler için öngördüğü süreyle örtüşür. Bu nedenle intifadan men ihtarının tarihi kadar davanın açıldığı tarih de doğrudan hesabı etkiler ve gecikme, geçmiş dönemlerin kalıcı olarak kaybına yol açar. Talep tutarının başlangıçta belirlenemediği dosyalarda kısmi dava açılır. 7589 sayılı Kanun'la belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107 yürürlükten kaldırıldığından yeni davalarda bu yol yoktur; HMK m.109/4 uyarınca kısmi davada talep aynı davada bir defaya mahsus artırılabilir, ayrıca ıslah imkânı saklıdır. İşleyen dönem için de talepte bulunulabilmesi, ihtarın kapsamının buna elverişli biçimde düzenlenmesine bağlıdır. İlk derece kararına karşı istinaf yoluna başvuru süresi HMK m.345 uyarınca ilamın tebliğinden itibaren iki haftadır.
İhtarın Tarihi Davanın Sınırını Çizer
Ecrimisil davalarında talebin kapsamını belirleyen iki tarih vardır: intifadan men ihtarının çekildiği tarih ve davanın açıldığı tarih. Bu iki tarih arasındaki mesafe, hesaplanacak dönemi ve dolayısıyla tazminat tutarını doğrudan tayin eder. Taşınmazın niteliğinin, kullanım biçiminin ve paydaşlık ilişkisinin dava öncesinde belirlenmesi, hangi hesap yönteminin uygulanacağını da baştan görünür kılar. MOD HUKUK, Antalya'da kira ve gayrimenkul hukuku alanında hukuki danışmanlık vermektedir.
Sık sorulan sorular
Ecrimisil davası hangi mahkemede açılır?
Ecrimisil davası malvarlığı haklarına ilişkin genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde açılır. Dava el atmanın önlenmesi veya tapu iptali gibi taşınmazın aynına ilişkin bir taleple birlikte açılmışsa taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
Ecrimisil geriye dönük kaç yıl için istenebilir?
Ecrimisil yerleşik yargı uygulamasında dönemsel edim niteliğinde kabul edilerek beş yıllık zamanaşımına tabi tutulur. Bu nedenle dava açıldığı tarihten geriye doğru en fazla beş yıllık dönem için tazminat hesaplanabilir.
İntifadan men şartı nedir ve nasıl yerine getirilir?
Paylı mülkiyette bir paydaşın diğerinden ecrimisil isteyebilmesi için taşınmazdan yararlanma isteğinin ve rızasızlığın karşı tarafa iletilmiş olması gerekir. Bu şart intifadan men olarak adlandırılır ve genellikle noter ihtarnamesi çekilerek yerine getirilir.
Hangi durumlarda intifadan men ihtarı çekilmesine gerek yoktur?
Taşınmazın kiraya verilerek gelir elde edilen konut veya işyeri olması ya da meyve bahçesi gibi doğal ürün vermesi hâlinde intifadan men aranmaz. Paydaşın diğer paydaşların hakkını tamamen inkâr etmesi veya daha önce ortaklığın giderilmesi davası açılmış olması hâlinde de ihtar şartı aranmaz.
Ecrimisil tutarı bilirkişilerce nasıl hesaplanır?
Konut, arsa ve işyerlerinde çevre emsal kira sözleşmeleri toplanarak taşınmazın konumu ve alanına göre karşılaştırma yapılır. Tarım arazilerinde ise ekilen ürünün cinsi, verim ve dönem fiyatları üzerinden gelir hesabı çıkarılır; hesap yıllara bölünerek dönemsel yapılır.
Ecrimisil davasında belirsiz alacak davası açılabilir mi?
7589 sayılı Kanun ile HMK m. 107 yürürlükten kaldırıldığından yeni açılacak ecrimisil davalarında belirsiz alacak davası açılamaz. Dava kısmi dava olarak açılır ve HMK m. 109/4 uyarınca talep konusu tahkikat sona erene kadar aynı davada bir defaya mahsus artırılabilir.
Kaynaklar
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz.