Genel ve Özel Boşanma Sebepleri
Türk Medeni Kanunu boşanma sebeplerini iki grupta düzenler. Özel sebepler arasında zina (m.161), hayata kast ile pek kötü veya onur kırıcı davranış (m.162), suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (m.163) yer alır; terk ve akıl hastalığı da kanunda ayrı sebep olarak sayılmıştır. Genel sebep ise m.166'da düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır ve uygulamada davaların büyük bölümü bu hükme dayanır. Genel sebebe dayalı davada mahkeme, ortak hayatın taraflar için çekilmez hâle gelip gelmediğini ve tarafların kusur durumunu birlikte değerlendirir. Kusur belirlemesi yalnızca boşanma kararını değil; tazminat, yoksulluk nafakası ve bazı hâllerde mal rejimi sonuçlarını da etkilediğinden yargılamanın merkezinde yer alır. Ayrıca tarafların barışması ya da bir olayın affedilmesi hâlinde, affedilen olayların sonradan kusur olarak ileri sürülemeyeceği kabul edilmektedir.
Vakıaların Dilekçede Gösterilmesi
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 187. maddesi uyarınca ispatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümüne etkili çekişmeli vakıalar oluşturur. İspat yükü ise 190. madde gereğince, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu nedenle dava ve cevap dilekçelerinde hangi olayın hangi tarihte yaşandığının somut biçimde yazılması önem taşır; dilekçelerde usulünce dayanılmayan bir olay, tanık anlatımında geçse dahi karşı tarafa kusur olarak yüklenemez. Delil olarak tanık beyanı, mesajlaşma kayıtları, sağlık raporları ve kolluk tutanakları kullanılabilir. Ancak hukuka aykırı olarak elde edilen deliller, aynı Kanunun 189. maddesi uyarınca bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Tanık listesinin süresinde sunulması, tanıkların hangi vakıayı bildiğinin belirtilmesi ve gider avansının yatırılması usule ilişkin zorunluluklardır; bu eksiklikler delilin hiç değerlendirilememesi sonucunu doğurabilir.
Dava Tarihinden Sonraki Olaylar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 10.10.2016 tarihli, 2016/11254 E., 2016/13652 K. sayılı kararında, karşılıklı açılan boşanma davalarında kadına kusur olarak yüklenen fiilin dava açıldıktan sonraki bir tarihte gerçekleştiği tespit edilmiştir. Daire, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirileceğini, ayrı bir davanın konusu olabilecek ve davadan sonra gerçekleşmiş olaylara dayanılarak boşanmaya karar verilemeyeceğini belirtmiştir. Kadına yüklenebilecek başka bir olay da ispatlanamadığından, erkeğin karşı davasının reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Aynı kararda, kadın tarafından usulünce vakıa olarak dayanılmayan sadakatsizlik iddiasının erkeğe kusur olarak yüklenmesinin de doğru olmadığı ifade edilmiştir.
Aile Mahkemesinin Görev Sınırı
Aile mahkemeleri, 4787 sayılı Kanun'un 4. maddesinde sayılan, aile hukukundan kaynaklanan dava ve işlere bakar. Yukarıda anılan aynı kararda, kadının eşi adına bankadan kredi kullanılması sebebiyle istediği tazminatın Borçlar Hukuku'ndan kaynaklandığı, bu maddede sayılan işlerden olmadığı ve genel mahkemelerin görevli bulunduğu belirtilmiş; bu talep yönünden dosyanın tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan hâkim tarafından yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir. Antalya'da açılan boşanma dosyalarında da alacak ve tazminat taleplerinin hukuki sebebinin baştan doğru belirlenmesi, sonradan verilecek bir görevsizlik kararının yol açacağı zaman kaybını önler.
Cevap, Delil ve Kanun Yolu Süreleri
Dava dilekçesinin tebliğinden itibaren cevap süresi kural olarak iki haftadır; süresi içinde talep edilmesi hâlinde mahkemece ek süre verilebilir. Dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı devreye girer; bu aşamadan sonra yeni vakıa ileri sürmek ancak ıslah yoluyla ya da karşı tarafın açık muvafakatiyle mümkündür. Bu nedenle dayanılacak olayların ve delillerin baştan eksiksiz bildirilmesi gerekir. İstinaf ve temyiz yoluna başvuru süreleri ise iki haftadır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı davada kanunda ayrıca bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir; buna karşılık zina gibi özel sebeplere dayalı davalar kanunda belirtilen süreler içinde açılmak zorundadır.
Kusurun Belirleyiciliği
Çekişmeli boşanma yargılaması, tarafların birbirini suçlamasından çok, ileri sürülen olayların usulüne uygun biçimde ortaya konulup konulmadığı üzerinden ilerler. Dilekçelerde yer almayan bir olayın sonradan sonuca etki etmesi güçtür. Kusur belirlemesi yalnızca boşanma kararını değil, tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerini de doğrudan etkilediğinden yargılamanın en dikkat isteyen bölümünü oluşturur. Bu yazıdaki açıklamalar genel hukuki çerçeveyi tanıtmayı amaçlar ve somut bir dosyaya ilişkin değerlendirme yerine geçmez. MOD HUKUK, Antalya'da aile hukuku alanında hukuki danışmanlık vermektedir.
Sık sorulan sorular
Çekişmeli boşanma davasında hangi mahkeme görevlidir?
Çekişmeli boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde bu davalara aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi bakar.
Dava açıldıktan sonra yaşanan olaylar boşanma davasına eklenebilir mi?
Yargıtay içtihadı uyarınca her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanır. Dava açıldıktan sonra gerçekleşen olaylar mevcut davada kusur olarak değerlendirilemez; ancak ayrı bir boşanma davasına konu edilebilir.
Dilekçede belirtilmeyen bir olay tanık tarafından anlatılırsa geçerli olur mu?
HMK m. 187 ve 190 uyarınca ispatın konusunu dilekçelerde dayanılan çekişmeli vakıalar oluşturur. Dava veya cevap dilekçesinde dayanılmamış olan bir olgu tanık ifadesinde yer alsa dahi mahkemece kusur olarak kabul edilemez.
Eşin affettiği veya barıştığı eski olaylar boşanma sebebi yapılabilir mi?
Evlilik birliği içinde affedilmiş, hoşgörüyle karşılanmış veya barışmayla sonuçlanmış eski tartışma ve eylemler affın kapsamına girer. Affedilen fiillere sonradan boşanma davasında kusur olarak dayanılamaz.
Boşanma davasında dava dilekçesine cevap süresi kaç gündür?
Boşanma davasında davalının cevap dilekçesini sunma süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır. Süresi içinde talep edilmesi hâlinde mahkemece ek cevap süresi verilebilir.
Boşanma davasında hukuka aykırı ses kaydı veya mesaj delil sayılır mı?
HMK m. 189 uyarınca hukuka aykırı yollarla elde edilmiş olan deliller mahkeme tarafından vakıaların ispatında dikkate alınamaz. Delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması zorunludur.
Kaynaklar
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz.