Sadakat Yükümlülüğü ve TMK m.161

Türk Medeni Kanunu'nun 185. maddesi uyarınca eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadır. Sadakat yükümlülüğünün en ağır ihlali kanunda ayrı bir boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. Kanunun 161. maddesine göre eşlerden biri zina ederse diğer eş boşanma davası açabilir; davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer, affeden tarafın dava hakkı yoktur. Zina özel bir boşanma sebebidir; ispatlandığında ortak hayatın çekilmez hâle gelip gelmediği ayrıca araştırılmaz. Buna karşılık sadakat yükümlülüğüne aykırı her davranış zina sayılmaz; bunlar genel sebep çerçevesinde kusur olarak değerlendirilir.

İspat ve Terditli Talep

Zinanın doğrudan ispatı çoğu zaman mümkün olmadığından, yargı uygulamasında güçlü emare ve karinelerle ispat kabul edilmektedir. Otel ve konaklama kayıtları, seyahat bilgileri ve iletişim kayıtları mahkemeden celbi istenebilecek delillerdendir; buna karşılık hukuka aykırı yolla elde edilen deliller Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 189. maddesi uyarınca dikkate alınamaz. Bu belirsizlik nedeniyle dava uygulamada terditli açılır: öncelikle zina sebebine, kabul edilmediği takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayanılır. Zina istemi reddedilse dahi aynı olaylar genel sebep bakımından kusur olarak değerlendirilebilir. Dava sebebinin ıslah yoluyla değiştirilmesi mümkündür; ancak süre hesabında ıslah tarihi esas alınır. Terditli talebin dilekçede açıkça kurulmuş olması, zina isteminin reddedilmesi hâlinde davanın tümden reddedilmesini önler.

Altı Aylık Sürenin Başlangıcı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 13.01.2025 tarihli, 2024/3505 E., 2025/5 K. sayılı kararına konu karşılıklı boşanma davasında erkek, davasını 30.01.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle zinaya, olmadığı takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı hâle getirmiştir. İlk derece mahkemesi zinaya dayalı davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Daire, altı aylık hak düşürücü sürenin temadi eden, yani sürüp giden eylemlerde son eylemin bittiği tarihten başlayacağını belirtmiştir. Somut olayda tanıkların 2014 yılı olaylarını anlatması ve ıslah tarihi birlikte değerlendirildiğinde sürenin geçtiği, devamlılık arz eden bir ilişkinin de kanıtlanamadığı sonucuna varılmış; bölge adliye mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak ilk derece kararı bozulmuştur.

Zina Davasında Görev ve Yetki

Zina sebebine dayalı boşanma davası, 4787 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar. Yetki bakımından Türk Medeni Kanunu'nun 168. maddesi uygulanır: eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir. Zina, yürürlükteki Türk Ceza Kanunu'nda suç olarak düzenlenmemiştir; bu nedenle talep yalnızca hukuk yargılamasında ileri sürülebilir. Antalya'da yerleşim yeri bulunan eşler bakımından dava Antalya aile mahkemesinde açılır. İstinaf incelemesi bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince, temyiz incelemesi ise Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılır. Zina iddiasına konu üçüncü kişi bu davanın tarafı olmadığından, ona yöneltilecek talepler ayrı bir yargılamanın konusunu oluşturur.

Altı Ay, Beş Yıl ve Af

Kanun iki ayrı süre öngörmüştür: boşanma sebebinin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl. Bu süreler hak düşürücü nitelikte olduğundan hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve sürenin geçmesiyle dava hakkı ortadan kalkar. Süren eylemlerde altı aylık süre, son eylemin sona erdiği tarihten işlemeye başlar. Affeden tarafın dava hakkı bulunmaz; affın açık bir beyanla yapılması şart olmayıp, tarafın davranışlarından da anlaşılabildiği kabul edilmektedir. Zinanın mal rejimine yansıyan ayrı bir sonucu da vardır: Türk Medeni Kanunu'nun 236. maddesi uyarınca zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir.

Süre Yönünden Dikkat Edilecekler

Zina sebebine dayalı davalarda süre, çoğu zaman esasa ilişkin tartışmadan önce sonucu belirlemektedir. Bu nedenle olayın ne zaman öğrenildiği, eylemin sürüp sürmediği ve dava sebebinin hangi tarihte ileri sürüldüğü dikkatle değerlendirilir. Ayrıca zinanın ispatlanamaması, aynı olayların genel boşanma sebebi bakımından hiç değerlendirilmeyeceği anlamına gelmez. Buradaki açıklamalar genel hukuki çerçeveyi anlatır ve somut bir olaya ilişkin değerlendirme yerine geçmez. MOD HUKUK, Antalya'da aile hukuku alanında hukuki danışmanlık vermektedir.

Sık sorulan sorular

Zina nedeniyle boşanma davası açmak için kanuni süreler nelerdir?

TMK m. 161 uyarınca davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden itibaren altı ay ve her hâlde eylemin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Bu süreler hak düşürücü nitelikte olup hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir.

Devam eden evlilik dışı ilişkide altı aylık dava açma süresi ne zaman işlemeye başlar?

Yargıtay içtihatlarına göre temadi eden, yani sürüp giden eylemlerde altı aylık hak düşürücü süre ilişkinin ve son eylemin sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Aldatan eşi affetmek zina davası açma hakkını nasıl etkiler?

Kanun açıkça affeden tarafın dava hakkının olmadığını düzenlemiştir. Affın yazılı veya sözlü olarak açık bir beyanla yapılması şart olmayıp, eşin sergilediği davranışlardan da af iradesi anlaşılabilir.

Zina delillerle tam olarak kanıtlanamazsa boşanma davası tamamen reddedilir mi?

Dava terditli açılmışsa zina ispatlanamasa bile sunulan deliller ve olaylar evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel boşanma sebebi kapsamında kusur olarak değerlendirilir ve boşanmaya karar verilebilir.

Zina sebebiyle boşanmak mal paylaşımını ve artık değere katılım payını nasıl etkiler?

Türk Medeni Kanunu'nun 236. maddesi uyarınca zina nedeniyle boşanmaya karar verildiğinde hâkim, kusurlu olan eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya tamamen kaldırabilir.

Zina sebebiyle açılacak boşanma davalarında görevli mahkeme neresidir?

4787 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca zina sebebiyle boşanma davaları aile mahkemesinde görülür. Aile mahkemesinin bulunmadığı yargı çevrelerinde ise dava asliye hukuk mahkemesinde açılır.

Kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz.