Üç Kat Bedel Talebinin Hukuki Niteliği
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 68. maddesi, izni alınmayan hak sahibine, sözleşme yapılmış olsaydı isteyebileceği bedelin veya tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteme imkânı verir. "En çok" ifadesi önemlidir: üç kat üst sınırdır, hâkim daha alt bir katsayı belirleyebilir. Bu talebin niteliğini Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.06.2020 tarihli, 2017/71 E. ve 2020/483 K. sayılı kararı açıklığa kavuşturmuştur. Karara göre 68. maddedeki bedel farazi bir bedeldir; kusur aranmaksızın hükmedilen medeni ceza niteliğindedir ve 70. maddenin ikinci fıkrasındaki kusura dayalı maddi tazminattan ayrıdır. İkisi aynı anda istenemez. Aynı kararda hesaplamaya da sınır çizilmiştir. Bir otelde tek bir eserin izinsiz çalınmasına dayanan uyuşmazlıkta meslek birliği tüm üyelerinin tarifesi üzerinden bedel hesaplatmıştı. Hukuk Genel Kurulu, yalnızca tespit edilen fonogram yapımcısının eseri üzerinden bedel hesaplanabileceğini belirterek kararı bozmuş; davalı bu yönden kazanmıştır.
İnternette İzinsiz Yayın ve Yer Sağlayıcının Sorumluluğu
İnternette yapılan izinsiz yayınlarda sorumluluk yalnızca içeriği yükleyene ait değildir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 09.10.2019 tarihli, 2018/5191 E. ve 2019/6332 K. sayılı kararında, bir video paylaşım sitesi bir çizgi filmi eser sahibinin izni olmaksızın yayınladığı için 68. madde uyarınca üç kat tazminata mahkûm edilmiştir. Daire, tazminata ilişkin hükmü yerinde bulmuş; yalnızca ilgili bağlantılara erişimin engellenmesi talebinin reddedilmesini bozmuştur. Gerekçe ilkeseldir: 68. madde uyarınca ödenen bedel, geçmişteki kullanımı farazi bir sözleşmeyle hukuka uygun hâle getirir; ancak gelecekte yapılacak ihlalleri kapsamaz. Bu nedenle bedel ödense bile eser sahibi, ihlalin sürmesini önlemeye yönelik taleplerini ayrıca ileri sürebilir. Uygulamada bu ayrım dava dilekçesinin kurgusunu belirler: yalnızca üç kat bedel istenip ihlalin önlenmesi talep edilmezse, karardan sonra aynı içeriğin yayında kalması ihtimali doğar.
Bandrol Suçu ile Mali Haklara Tecavüzün İçtimaı
Ceza tarafında en sık karşılaşılan sorun içtimadır. Kanunun 71. maddesi mali ve manevi haklara tecavüz suçunu düzenler ve birinci bentteki fiil için bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörür. 81. madde ise bandrolsüz çoğaltıp satışa arz eden, satan veya dağıtan kişi için bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörür. Aynı fiil her iki suçu birden oluşturduğunda hangi hükmün uygulanacağı, 81. maddenin özel içtima kuralı içeren on üçüncü fıkrasının Anayasa Mahkemesi'nin 12.06.2020 tarihli ve E.2019/74, K.2020/29 sayılı kararıyla iptal edilmesinden sonra tartışmalı hâle gelmiştir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 21.03.2022 tarihli, 2022/2953 E. ve 2022/5391 K. sayılı kararı bu boşluğu doldurmuştur. Daire, özel içtima hükmünün iptalinden sonra Türk Ceza Kanunu'nun 44. maddesindeki genel fikri içtima kuralının uygulanacağını ve iki suçtan daha ağır cezayı gerektiren bandrol suçundan hüküm kurulması gerektiğini belirterek kararı oy çokluğuyla bozmuştur.
Fikrî ve Sınaî Haklar Mahkemeleri ve Arabuluculuk Şartı
Kanunun 76. maddesi, bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkemenin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156. maddesinin birinci fıkrasındaki mahkemeler olduğunu düzenler: fikrî ve sınaî haklar hukuk mahkemesi ile fikrî ve sınaî haklar ceza mahkemesi. Kurulmadığı yerlerde görev asliye hukuk mahkemesine aittir. Yetkide 156. maddenin üçüncü fıkrası hak sahibine seçim hakkı verir: hak sahibinin açacağı hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir. Bir usul şartı gözden kaçmamalıdır. Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, fikrî mülkiyet mevzuatından doğan hukuk davalarını ticari dava sayar; herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar istisnadır. Ticari dava niteliğindeki ve konusu bir miktar para olan taleplerde, aynı Kanunun 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Üç Günlük Uyarı Süreci ve Şikâyet Süresi
Dijital ortamdaki içerik için Kanunun ek 4. maddesi özel ve çok kısa bir süreç öngörür. Hakları haleldar olan gerçek veya tüzel kişi öncelikle bilgi içerik sağlayıcısına başvurarak üç gün içinde ihlalin durdurulmasını ister. İhlalin devamı hâlinde bu defa Cumhuriyet savcısına başvurulur ve savcının talebi üzerine, üç gün içinde servis sağlayıcıdan ihlale devam eden bilgi içerik sağlayıcısına verilen hizmetin durdurulması istenir. Maddede yer alan tek süre bu üç günlük süredir. Ceza yolunda 75. madde belirleyicidir: 71 ve 72. maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikâyete bağlıdır. Şikâyet süresi Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesindeki genel kurala tabidir ve fiilin ve failin öğrenildiği günden başlayarak altı aydır. Aynı madde, suç konusu eşyaya elkoymayı CMK hükümlerine bırakır; Cumhuriyet savcısının hukuka aykırı çoğaltmayla sınırlı olarak verdiği faaliyetin durdurulması kararının ise yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulmasını, hâkimin yirmi dört saat içinde onaylamadığı kararın hükümsüz kalmasını öngörür. Hukuk yolunda zamanaşımı, Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesindeki iki ve on yıllık sürelere tabidir.
Eser Sahipliğini Belgelemek
Bu davalarda ilk sınav eser sahipliğidir. Kanunun 11. maddesine göre eser sahibi olarak adını kullanan kimse, aksi sabit oluncaya kadar eserin sahibi sayılır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05.07.2012 tarihli, 2011/3312 E. ve 2012/12064 K. sayılı kararında, bir kitapta adı yazılı fotoğrafçı lehine bu karinenin oluştuğu ve kitabın yeniden basılması nedeniyle ihlal sürdükçe zamanaşımının işlemeyeceği kabul edilmiştir.
Sık sorulan sorular
Telif hakkı ihlalinde eser sahibi en fazla kaç kat bedel talep edebilir?
5846 sayılı FSEK 68. maddesi uyarınca hak sahibi, rayiç bedelin veya sözleşme yapılsaydı ödenecek bedelin en çok üç kat fazlasını talep edebilir. Buradaki üç kat yasal üst sınır olup hâkim somut olayın özelliklerine göre daha alt bir katsayı belirleyebilir. Bu talep kusur aranmaksızın hükmedilen medeni ceza niteliğinde olduğundan genel maddi tazminatla birlikte istenemez.
Üç kat bedel tazminatı ödenince telif ihlali konusu içerik yayında kalabilir mi?
Hayır, üç kat bedel ödense dahi içerik yayında bırakılamaz. Yargıtay kararlarına göre FSEK 68 uyarınca ödenen bedel yalnızca geçmişteki haksız kullanımı farazi bir sözleşmeyle karşılar, gelecekteki ihlalleri kapsamaz. Eser sahibi, bedel talebinin yanında içeriğin yayından kaldırılmasını ve ihlalin önlenmesini de ayrıca talep etmelidir.
İnternette telif hakkı ihlali yapan içerik nasıl kaldırılır?
FSEK ek 4. maddesi uyarınca hak sahibi öncelikle bilgi içerik sağlayıcısına başvurarak ihlalin üç gün içinde durdurulmasını talep eder. İhlal bu sürede sona erdirilmezse Cumhuriyet savcılığına başvurulur. Savcının talebi üzerine servis sağlayıcıdan üç gün içinde ilgili içeriğe verilen hizmetin durdurulması istenir.
Telif hakkı ihlali davalarında hangi mahkeme görevlidir?
5846 sayılı Kanun'dan kaynaklanan hukuk ve ceza davalarında fikrî ve sınaî haklar mahkemeleri görevlidir. Bu mahkemelerin kurulmadığı yerlerde asliye hukuk veya asliye ceza mahkemeleri görev yapar. Hak sahibi hukuk davasını kendi yerleşim yerinde, eylemin gerçekleştiği yerde veya zararın etkilerinin görüldüğü yer mahkemesinde açabilir.
Telif davalarında arabuluculuk zorunlu mudur?
Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca fikrî mülkiyet mevzuatından doğan davalar kural olarak ticari dava sayılır. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari uyuşmazlıklarda TTK 5/A maddesi gereğince dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunlu dava şartıdır. Ancak ticari işletmeyi ilgilendirmeyen telif davaları bu kuralın istisnasını oluşturur.
Telif hakkı ihlali suçlarında şikâyet ve zamanaşımı süresi ne kadardır?
FSEK 71 ve 72. maddelerindeki suçlar şikâyete bağlı olup şikâyet süresi TCK 73 uyarınca fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır. Savcının faaliyetin durdurulmasına ilişkin kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulmalıdır. Hukuk davalarındaki tazminat istemlerinde ise TBK 72 uyarınca iki yıllık ve on yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır.
Kaynaklar
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz.