Yolcuyu koruyan hükümler
Yolcu taşımacılığında sorumluluğun ilk kaynağı Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin ilgili hükmüdür (4925 sayılı Kanun'un 17. maddesi 6704 sayılı Kanunla mülga edilmiştir): yolcu taşımacıları, duraklamalar dâhil olmak üzere yolcunun kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek seyahat süresi içinde meydana gelecek bir kaza nedeniyle yolcunun ölümü, yaralanması ya da eşyasının zarara uğramasından sorumludur. İkinci kaynak Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası'dır; Genel Şartların A.1. maddesine göre bu sigorta, yurt içi ve uluslararası yolcu taşımacılığı kapsamında seyahat eden yolcuları, sürücüleri ve yardımcılarını, taşımacılık hizmetinin başlangıcından bitimine kadar geçen süre içinde duraklamalar dâhil maruz kalacakları kazalara karşı teminat altına alır. Üçüncü kaynak, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 91. maddelerine dayanan zorunlu mali sorumluluk sigortasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1478. maddesi ise doğrudan sigortacıya başvurma hakkını verir.
Üç ayrı talebin bir arada işlemesi
Bu üç kaynak birbirinin yerine değil, yan yana çalışır ve mantıkları farklıdır. Zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası bir kaza sigortasıdır: kazanın oluşunda taşımacının ya da sürücü ve yardımcılarının kusuru bulunmasa bile, ölüm hâlinde poliçede yazılı tutarın tamamı bir zarar hesabı yapılmaksızın ölen kişinin mirasçılarına ödenir; yaralanmalarda ödeme beden gücü kayıp oranına göre yapılır. Zorunlu mali sorumluluk sigortası ise kusura ve gerçek zarara dayanır; destekten yoksun kalma ve sürekli iş göremezlik hesabı burada yapılır. Yolcunun kendi bulunduğu aracın sigortacısına başvurabilmesi de önemlidir: yolcu, taşıdığı aracın işleteni bakımından üçüncü kişi konumundadır ve hem kendi aracının hem karşı aracın sigortacısına yönelebilir. Manevi tazminat ise bu poliçelerin dışında kalır ve taşıyıcı ile sürücüden istenir.
Teminat ne zaman başlar
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 28.10.2014 tarihli, 2014/12125 E. ve 2014/14418 K. sayılı kararı bu sorunun sınırını çizer. Yolcu, şehirlerarası otobüs için bilet aldıktan sonra terminalde beklerken otobüsün terminale girmediği bildirilmiş; görevlilerin yönlendirmesiyle yolun karşısında bekleyen otobüse gitmek üzere karşıya geçerken bir servis aracının çarpması sonucu hayatını kaybetmiştir. Yerel mahkeme, teminat için yolcunun araç içinde bulunması gerektiği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire hükmü davacılar lehine bozmuştur. Kararda önce taşıma sözleşmesinin şekle bağlı olmadığı, biletin sözleşmenin şekil şartı değil yalnızca ispat vasıtası olduğu belirtilmiş; bilet alınmasıyla sözleşme ilişkisinin ve taşıyıcının objektif özen yükümlülüğünün başladığı vurgulanmıştır. Ardından ölçüt konulmuştur: taşıma hizmeti, yolcunun sözleşmeye konu seyahatine başlamak amacıyla otobüsün hareket edeceği terminale girmesiyle başlar ve ferdi kaza koltuk sigortasının sorumluluğu da bu anda doğar. Somut olayda biletin alınma saati ile hareket saati arasındaki sürenin makul olması ve otobüsün terminale girmemesi birlikte değerlendirilerek teminatın başladığı kabul edilmiştir. Karar metni: mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/106559900
Görevli mahkeme
Yolcunun sigorta kuruluşuna yönelttiği talep sigorta sözleşmesinden doğduğundan asliye ticaret mahkemesinde görülür; aynı talep için 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonu yolu da açıktır. Taşıyıcıya karşı taşıma sözleşmesine dayanılarak açılan dava ticari dava niteliğindedir ve yine asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girer. Buna karşılık talep haksız fiile dayandırılıyor, yani kusurlu sürücüye ve işletene yöneltiliyorsa dava asliye hukuk mahkemesinde açılır. Ticari taksi, servis aracı ve şehir içi taşımacılıkta hangi zorunlu sigortaların bulunduğu, aracın bağlı olduğu yetki belgesine ve faaliyet türüne göre değişir. Bu nedenle dosya kurulmadan önce araca ait poliçelerin tamamının çıkarılması, hangi kalemin hangi poliçeden ve hangi merci önünde isteneceğinin belirlenmesi gerekir.
Süreler ve başvuru koşulu
Zorunlu mali sorumluluk sigortacısına yöneltilecek talepte 2918 sayılı Kanunun 97. maddesindeki yazılı ön başvuru dava şartıdır; sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya cevabın talebi karşılamaması hâlinde dava veya tahkim yoluna gidilebilir. Zamanaşımında ölçü aynı Kanunun 109. maddesidir: zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıl; fiil cezayı gerektiriyor ve Ceza Kanunu daha uzun bir süre öngörüyorsa ikinci fıkra uyarınca o süre uygulanır. Ölümlü ve yaralamalı otobüs kazalarında ceza soruşturması yürütüldüğünden uzamış süre çoğu dosyada gündeme gelir. Talep taşıma sözleşmesine dayandırıldığında farklı bir süre rejimi işleyebileceğinden, hangi temele dayanıldığı en baştan belirlenmelidir.
Antalya'da yolcu taşımacılığı dosyaları
Antalya'da yolcu taşımacılığı dosyalarının büyük bölümü havalimanı transferleri, günübirlik tur otobüsleri, otel servisleri ve ticari taksilerden doğar. Tur otobüsü kazalarında yolcuların önemli bir kısmı yabancı olduğundan, tedavi ve gelir belgeleri farklı ülkelerden toplanır ve hak sahipliğinin belirlenmesi yabancı ülke belgelerine bağlı hâle gelir. Dağ yollarındaki günübirlik turlarda ise taşımanın hangi yetki belgesi kapsamında yapıldığı ve tur programının kim tarafından düzenlendiği, taşıyıcı sıfatının kimde olduğunu doğrudan etkiler. Biletin, tur voucherının ve rezervasyon kayıtlarının saklanması taşıma ilişkisinin ispatı bakımından belirleyicidir. MOD HUKUK, Antalya'da trafik ve sigorta hukuku alanında hukuki danışmanlık vermektedir.
Sık sorulan sorular
Otobüs kazasında yolcunun tazminat hakları nelerdir?
Otobüs kazasında zarar gören yolcular iki ayrı sigorta teminatından yararlanabilir. İlki kusursuz sorumluluğa dayanan ve ölüm veya sakatlık hâlinde doğrudan ödeme yapılan Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası, ikincisi ise kusur ve gerçek zarar oranında destekten yoksun kalma ve iş göremezlik tazminatını karşılayan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasıdır.
Otobüs yolcusunun sigorta teminatı ne zaman başlar?
Yargıtay içtihatlarına göre taşıma sözleşmesi biletin düzenlenmesiyle kurulur. Yolcunun ferdi kaza sigortası güvencesi ise sözleşmeye konu seyahate başlamak amacıyla otobüsün hareket edeceği terminale girmesiyle birlikte başlar ve seyahatin tamamlanmasına kadar devam eder.
Yolcu kendi bindiği aracın sigorta şirketinden tazminat alabilir mi?
Yolcu, içinde seyahat ettiği aracın işleteni ve sürücüsü karşısında üçüncü kişi konumundadır. Bu nedenle kaza hâlinde hem yolculuk yaptığı aracın zorunlu trafik sigortacısına hem de kazaya karışan diğer kusurlu aracın sigorta şirketine başvurma hakkına sahiptir.
Yolcu kazalarında manevi tazminat sigortadan alınabilir mi?
Zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası ve zorunlu trafik sigortası poliçeleri manevi tazminat taleplerini kapsamaz. Kazadan doğan elem ve ızdırap nedeniyle talep edilecek manevi tazminatın doğrudan kusurlu araç sürücüsü ve taşımayı yapan işletene yöneltilmesi gerekir.
Otobüs kazası tazminat davalarında hangi mahkeme görevlidir?
Sigorta şirketlerine yöneltilen tazminat talepleri ile taşıyıcı firmaya karşı açılan sözleşmeye dayalı davalar asliye ticaret mahkemesinde açılır; ayrıca sigorta şirketine karşı Sigorta Tahkim Komisyonuna gidilebilir. Kusurlu sürücüye ve işletene karşı haksız fiile dayalı davalar ise asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Yolcu tazminatı davalarında zamanaşımı süresi ne kadardır?
Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesine göre zamanaşımı süresi zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır. Ancak yaralanmalı veya ölümlü kazalarda ceza davası zamanaşımı daha uzun olduğundan uzamış ceza zamanaşımı süreleri uygulanır.
Kaynaklar
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz.