Tahkim yolunun kanuni çerçevesi

Sigorta uyuşmazlıklarının mahkeme dışında çözümü için kurulan yapı, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinde düzenlenen Sigorta Tahkim Komisyonu'dur. Madde, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla bu yolu açar. Trafik kazalarından doğan taleplerde ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi bu yola doğrudan gönderme yapar. Maddenin 6704 sayılı Kanunla değişik metnine göre zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir; sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1478. maddesi de zarar görene sigorta bedeliyle sınırlı olarak doğrudan sigortacıya başvurma hakkı tanır.

Başvurunun aşamaları

Süreç sigorta kuruluşuna yapılan yazılı ön başvuruyla başlar. Bu başvuruya zararı ortaya koyan belgelerin eklenmesi beklenir: kaza tespit tutanağı, poliçe bilgisi, hasar veya tedavi evrakı, gelir belgeleri. Kuruluş süresinde cevap vermez ya da verilen cevap talebi karşılamazsa Komisyona başvuru yolu açılır. Komisyona yapılan başvuru önce raportör incelemesinden geçer; uyuşmazlık burada çözülemezse dosya Uyuşmazlık Hakem Heyeti'ne gider. Heyet kararına karşı İtiraz Hakem Heyeti'ne gidilebilir, itiraz üzerine verilen karar da parasal sınırın üzerindeyse temyize açıktır. Bu üç kademe, tahkimin uygulamada bir mahkeme yargılamasından daha kısa sürmesini sağlayan yapıdır. Buna karşılık tahkimin kapsamı poliçeyle sınırlıdır: sigorta teminatının dışında kalan kalemler ve sigorta kuruluşu dışındaki sorumluların şahsi sorumluluğu bu yolda tartışılamaz.

Başvuru koşulu nasıl yorumlanıyor

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 25.05.2021 tarihli, 2021/3211 E. ve 2021/1680 K. sayılı kararı ön başvuru koşulunun sınırını çizer. Dosyada 2014 tarihli trafik kazasında yaralanan davacı, sigorta şirketine başvurduktan sonra tahkime gitmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti başvuruyu kabul etmiştir. İtiraz Hakem Heyeti ise bu kararı kaldırarak, Genel Şartlar ve Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun rapor ile başvuru yapılmadığı gerekçesiyle başvuruyu usulden reddetmiştir. Daire, İtiraz Hakem Heyeti kararını davacı lehine bozmuştur. Gerekçede, 2918 sayılı Kanunun 97. maddesindeki başvuru koşulları arasında yönetmelik hükümlerine uygun rapor ile sigortacıya başvurma şartının bulunmadığı; davacının hakem heyetine gitmeden önce sigorta şirketine başvurduğu belirtilmiştir. Karar ayrıca 6100 sayılı Kanunun 115. maddesindeki dava şartı rejimini hatırlatarak, eksikliğin giderilmesi mümkün olan hâllerde kesin süre verilmesi gerektiğini vurgular ve hak arama özgürlüğünün korunmasına dayanır. Karar metni: mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/680760000

Tahkim mi, mahkeme mi

Tercih, talebin kime yöneltileceğine bağlıdır. Yalnızca sigorta kuruluşundan poliçe kapsamında bir ödeme isteniyorsa tahkim yolu işletilebilir. Talep sigorta kuruluşu dışındaki sorumluları da kapsıyorsa mahkeme yoluna gitmek gerekir: sigorta şirketine karşı açılan dava ticari dava niteliğinde olduğundan asliye ticaret mahkemesinde, kusurlu sürücüye, işletene veya aracın bağlı olduğu teşebbüsün sahibine karşı açılan dava ise haksız fiil esasına dayandığından asliye hukuk mahkemesinde görülür. Ayrım pratikte özellikle iki noktada belirleyicidir. Manevi tazminat zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının dışında kaldığından tahkimde istenemez. Poliçe limitini aşan zarar bakımından da tahkim yeterli olmaz; limitin üzerinde kalan kısım için sorumlulara karşı ayrıca dava açmak gerekir. Bu nedenle ağır bedensel zarar ve ölüm dosyalarında iki yolun birlikte planlanması yerinde olur.

Süreler ve kontrol edilmesi gereken sınırlar

Ön başvuruya cevap için tanınan 15 günlük süre, tahkim veya dava yolunun açılmasının anahtarıdır. Süre dolmadan yapılan başvuruda dava şartı eksikliği gündeme gelir; ancak bu eksikliğin giderilebilir nitelikte olup olmadığı yukarıda anılan kararda tartışılan çerçevede değerlendirilir. Esasa ilişkin zamanaşımı ise 2918 sayılı Kanunun 109. maddesine tabidir: zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıl. Fiil cezayı gerektiriyor ve Ceza Kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa ikinci fıkra uyarınca bu daha uzun süre uygulanır. Tahkim tarafında ise hakem heyeti kararlarına karşı itiraz ve temyiz yolları hem süreye hem de parasal kesinlik sınırlarına bağlıdır; bu sınırlar her yıl değiştiğinden karar tebliğ edildiği anda güncel değerlerin kontrol edilmesi gerekir. Sınırın altında kalan bir karar kesinleşir ve esas yönünden bir daha tartışılamaz.

Antalya'da tahkim yolunun pratik değeri

Antalya'da kaza dosyalarının önemli bir bölümü sezon içinde, zarar görenin şehirde geçici olarak bulunduğu bir dönemde doğar. Yurt dışında ya da başka bir şehirde yaşayan zarar görenler bakımından duruşmalı bir yargılamayı takip etmek güçleştiğinden, dosya üzerinden yürüyen tahkim yolu pratik bir seçenek hâline gelir. Buna karşılık turizm bölgesinde sık görülen tur otobüsü ve kiralık araç kazalarında sorumlular çoğaldığı için talebin bir bölümü çoğu zaman tahkimin dışında kalır; başvurudan önce hangi kalemin hangi yolda ileri sürüleceğinin ayrıştırılması gerekir. MOD HUKUK, Antalya'da trafik ve sigorta hukuku alanında hukuki danışmanlık vermektedir.

Başvuru sürecinde 5684 sayılı Kanun m. 30'un ayrıntıları

Tahkim başvurusu önce Komisyonun raportörleri tarafından incelenir; raportörler incelemelerini en geç on beş gün içinde tamamlamak zorundadır. Raportörlerce çözümlenemeyen başvurular sigorta hakemine iletilir. Uyuşmazlık konusu miktar kanunda gösterilen sınır ve üzerindeyse heyet teşekkülü zorunludur; Komisyon işin niteliğine göre de en az üç hakemden oluşan heyet kurulmasına karar verebilir. Hakemler sadece kendilerine verilen evrak üzerinden karar verir; yani duruşma yapılmaz.

Hakemler görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır; aksi hâlde uyuşmazlık yetkili mahkemece halledilir. Taraflar açık ve yazılı muvafakatle bu süreyi uzatabilir. Komisyon müdürü kararı en geç üç iş günü içinde taraflara bildirir (m. 30/16). Hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir; itiraz için başvuru ücretinin yatırılması şarttır ve itiraz üzerine hakem kararının icrası durur. İtiraz talebi iki ay içinde karara bağlanır.

Talebi kısmen veya tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekâlet ücreti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen vekâlet ücretinin beşte biridir (m. 30/17). Komisyona gidilebilmesi için sigortacıya gerekli başvurunun yapılmış ve talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmiş olması gerekir; sigortacı başvurudan itibaren on beş iş günü içinde yazılı cevap vermezse bu da Komisyona başvuru için yeterlidir (m. 30/13).

Parasal sınırlar ve tarih esası: 19 Mart 2026 tebliği

Kanunun 30. maddesinin on ikinci fıkrası, hakem kararlarının kesin olduğu, itiraz edilebildiği ve itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebildiği miktarları maktu tutarlarla belirlemiş; on beşinci fıkra heyet teşekkülünün zorunlu olduğu miktarı göstermiştir. Maddenin yirmi ikinci fıkrası, Müsteşarlığa (bugünkü adıyla SEDDK) bu maktu miktarları Üretici Fiyatları Endeksi artış oranını aşmamak suretiyle artırma yetkisi verir. Bu nedenle kanun metnindeki ilk tutarlar bugün geçerli rakamlar değildir; güncel sınırlar SEDDK'nın tebliğleriyle belirlenir.

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 19.03.2026 tarihli ve 33201 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan tebliği, 16.04.2022 tarihli parasal sınırlar tebliğinin 3. maddesinin dördüncü fıkrasını değiştirmiştir. Yeni metne göre birinci ve ikinci fıkralardaki parasal sınırların uygulamasında başvurunun yapıldığı tarihteki miktar esas alınır; üçüncü fıkrasının uygulanmasında ise hakem heyetinin teşekkül edeceği tarihteki miktar esas alınır. Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bu düzenlemenin pratik sonucu şudur: başvuru yapılırken yürürlükte olan sınır, itirazın veya temyizin mümkün olup olmadığını belirler; karar sonradan verilirken sınır güncellenmiş olsa bile başvuru tarihindeki miktara bakılır. Başvuru tarihi bu nedenle dilekçede ve ekler arasında açıkça görülebilmeli, yapılan başvurunun kayıt tarihi saklanmalıdır.

Tahkim, dava ve yeni usul kuralları arasındaki ilişki

Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz (5684 sayılı Kanun m. 30/14). Aynı konuda hem mahkemede hem tahkimde yol aramak mümkün değildir; başvuru yolu seçilirken bu nedenle özen gösterilmelidir. Zorunlu sigortalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ilgili kuruluş tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahipleri tahkim usulünden faydalanabilir (m. 30/1).

KTK m. 97 trafik sigortasında yazılı başvuruya sigortacının 15 gün içinde cevap vermesini öngörür. Genel sigorta uyuşmazlıkları için m. 30/13 on beş iş günü diyor. Hangi sürenin işleyeceği uyuşmazlığın zorunlu trafik sigortasından mı yoksa başka bir sigorta sözleşmesinden mi doğduğuna göre değişir.

Mahkemede devam eden davalarda 7589 sayılı Kanunun HMK değişiklikleri uygulanır: m. 107 kaldırılmıştır (kaldırılma tarihinden önce açılan davalarda 7589 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin onuncu fıkrası uyarınca m. 107 uygulanmaya devam eder), m. 109/4 uyarınca kısmen dava edilen alacak tahkikat sonuna kadar bir kez artırılabilir ve zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır; duruşmalar arası süre üç ayı geçemez (m. 147/3). Komisyondaki tahkimde ise kanunda hüküm bulunmayan hâllerde HMK hükümleri kıyasen uygulanır (5684 sayılı Kanun m. 30/23).

Sık sorulan sorular

Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmadan önce sigorta şirketine başvuru zorunlu mudur?

KTK m. 97 ve 5684 sayılı Kanun gereğince sigortacıya yazılı ön başvuru zorunlu bir dava şartıdır. Sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmadan veya yasal cevap süresi (trafik sigortasında 15 gün, genel sigorta uyuşmazlıklarında 15 iş günü) beklenmeden yapılan tahkim başvuruları usulden reddedilir.

Sigorta şirketinin başvuruya cevap verme süresi kaç gündür?

Karayolları Trafik Kanunu m. 97 uyarınca sigorta kuruluşu yazılı başvuruyu en geç 15 gün içinde cevaplamak zorundadır. Bu süre içinde cevap verilmezse ya da verilen teklif talebi karşılamazsa tahkim başvuru hakkı doğar.

Sigorta Tahkim Komisyonunda manevi tazminat talep edilebilir mi?

Zorunlu mali sorumluluk sigortası yalnızca maddi zararları teminat altına aldığından manevi tazminat tahkimde istenemez. Manevi tazminat talepleri için kusurlu araç sürücüsü veya işletene karşı genel mahkemelerde dava açılması gerekir.

Trafik kazasında tazminat zamanaşımı süresi ne kadardır?

KTK m. 109 uyarınca tazminat istemi zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Fiil suç teşkil ediyorsa daha uzun ceza zamanaşımı uygulanır.

Sigorta Tahkim Komisyonu kararlarına nasıl itiraz edilir?

Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı belirlenen parasal sınırlara göre İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz yoluna gidilebilir. İtiraz Hakem Heyeti kararı da mevzuatta belirtilen parasal kesinlik sınırının üzerindeyse temyiz edilebilir.

Trafik kazası nedeniyle mahkemede dava hangi mahkemede açılır?

Sigorta kuruluşuna karşı açılacak tazminat davaları ticari dava sayılarak asliye ticaret mahkemesinde açılır. Kusurlu sürücü ve araç işletene karşı açılacak davalar ise haksız fiil sorumluluğuna dayandığından asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Tahkimde hakem ne zamana kadar karar vermek zorundadır?

Hakemler görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır; aksi hâlde uyuşmazlık yetkili mahkemece halledilir. Taraflar yazılı muvafakatle süreyi uzatabilir (5684 sayılı Kanun m. 30/16).

Parasal sınır hangi tarihe göre belirlenir?

SEDDK'nın 19.03.2026 tarihli (RG 33201) tebliğine göre birinci ve ikinci fıkradaki parasal sınırlarda başvurunun yapıldığı tarihteki miktar; hakem heyeti teşekkülüne ilişkin sınırda ise heyetin teşekkül edeceği tarihteki miktar esas alınır.

Tahkimde kaybeden taraf vekâlet ücreti öder mi?

Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekâlet ücreti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen vekâlet ücretinin beşte biridir (5684 sayılı Kanun m. 30/17).

Kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz.