TCK 204 ve Resmi Belge Hükmündeki Belgeler
TCK m.204/1, bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişiyi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır. Suçun, görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belge üzerinde kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde ceza üç yıldan sekiz yıla kadar hapistir (m.204/2). Resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması halinde verilecek ceza yarısı oranında artırılır (m.204/3). Uygulamada en sık karşılaşılan durum, özel belge görünümündeki bazı belgelerin kanun gereği resmi belge hükmünde sayılmasıdır: TCK m.210/1 uyarınca özel belgede sahtecilik suçunun konusunun emre veya hamile yazılı kambiyo senedi, emtiayı temsil eden belge, hisse senedi, tahvil veya vasiyetname olması halinde resmi belgede sahtecilik hükümleri uygulanır. Bu nedenle çek, bono ve poliçe üzerindeki sahtecilik m.204 çerçevesinde değerlendirilir. Bunun dışında gerçek bir resmi belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi m.205'e göre iki yıldan beş yıla kadar hapisle; resmi belge düzenlemeye yetkili kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi m.206'ya göre üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla; özel belgede sahtecilik ise m.207'ye göre bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılır.
Aldatma Yeteneği, İçtima ve Daha Az Cezayı Gerektiren Hal
Sahtecilik suçlarında belirleyici unsur, belgenin aldatma yeteneğini yani iğfal kabiliyetini taşıyıp taşımadığıdır. Sahteciliğin kişileri aldatacak nitelikte olup olmadığı ve beş duyuyla ilk bakışta anlaşılabilir olup olmadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır; özel bir incelemeye tabi tutulmadıkça gerçek olmadığı anlaşılamayan belge sahte belge olarak kabul edilir. Bu unsurun bulunmadığı hallerde suçun kanuni unsurları oluşmaz. İkinci önemli başlık içtimadır: TCK m.212 uyarınca sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur. Bu nedenle sahte belge kullanılarak işlendiği ileri sürülen dolandırıcılık iddialarında iki ayrı suçtan yargılama yapılır. Üçüncü başlık daha az cezayı gerektiren haldir: TCK m.211'e göre bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde verilecek ceza yarısı oranında indirilir. Şüpheli ve sanığın ifade ile sorgu sırasında müdafi yardımından yararlanma, açıklamada bulunmama ve şüpheden kurtulmak için somut delillerin toplanmasını isteme hakları CMK m.147 ve m.149'da düzenlenmiş olup, belgeye ilişkin inceleme talepleri de bu kapsamda değerlendirilir.
Ceza Genel Kurulu: Belge Aslı Duruşmada İncelenmelidir
Aldatma yeteneğinin nasıl saptanacağı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 09.06.2015 tarihli, 2014/15-460 E. ve 2015/198 K. sayılı kararında ortaya konmuştur. Olayda sanık, satın aldığı araç bedeli olarak katılana sahte bir çek vermiş; çekin ibraz edildiği banka görevlisi belgenin fotokopiye benzediğini fark ederek imza karşılaştırması yapmış ve çeki mavi ışığa tuttuğunda sahteliği anlamıştır. Yerel mahkeme çek aslını duruşmada incelemeden ve aldatma yeteneğini gerekçeli kararda tartışmadan mahkumiyete hükmetmiş, Özel Daire hükmü onamıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı üzerine Ceza Genel Kurulu itirazı kabul etmiş, onama kararını kaldırmış ve hükmü eksik araştırma ile yetersiz gerekçe nedeniyle bozarak cezanın infazının durdurulmasına karar vermiştir. Kararda benimsenen usul şudur: adli emanetteki belge aslı getirtilip duruşmada incelenmeli, özellikleri duruşma tutanağına yazılmalı, aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığı öncelikle mahkemece değerlendirilmeli, duraksama halinde bu yönde uzman bilirkişiden rapor alınmalı ve yapılan değerlendirme gerekçeli karara yansıtılmalıdır. Ceza Genel Kurulu ayrıca 14.10.2003 tarihli ve 232-250 sayılı kararına atıfla, aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiğini, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceğini vurgulamıştır.
Görevli Mahkeme: 204/2 Ağır Ceza Mahkemesinde
Belgede sahtecilik, görevli mahkemenin fıkraya göre değiştiği ender suçlardandır. 5235 sayılı Kanun'un 12. maddesi ağır ceza mahkemesinin görev alanını sayarken resmi belgede sahtecilik suçunu açıkça ve yalnızca m.204/2 bakımından, yani suçun görevi gereği düzenlemeye yetkili kamu görevlisi tarafından işlendiği hal bakımından listeye almıştır. Bu nedenle kamu görevlisinin işlediği resmi belgede sahtecilik dosyaları ağır ceza mahkemesinde görülür. Buna karşılık m.204/1'de öngörülen cezanın üst sınırı beş yıl olduğundan ve bu miktar on yıldan fazla hapis eşiğine ulaşmadığından, kamu görevlisi olmayan kişilerin işlediği resmi belgede sahtecilik ile m.210/1 yollamasıyla çek ve bono gibi kambiyo senetleri üzerindeki sahtecilik iddiaları, aynı Kanun'un 11. maddesi uyarınca asliye ceza mahkemesinin görevindedir. Özel belgede sahtecilik (m.207), resmi belgeyi bozma (m.205) ve yalan beyan (m.206) suçları da asliye ceza mahkemesinde görülür. Bir dosyada m.204/3'teki artırım halinin uygulanması gündeme geldiğinde öngörülen ceza değişeceğinden görev yeniden değerlendirilir. Sulh ceza hakimliğinin görevi ise soruşturma evresinde hakim kararı gerektiren işleri yapmak ve bunlara karşı yapılan itirazları incelemekle sınırlıdır.
Zamanaşımı ve Kanun Yolu Süreleri
Dava zamanaşımı TCK m.66'ya göre belirlenir. TCK m.204/1'de öngörülen cezanın üst sınırı beş yıl olduğundan ve m.66/1-e beş yıldan fazla olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlar için sekiz yıllık süre öngördüğünden, bu fıkra bakımından süre sekiz yıldır. Buna karşılık m.204/2'de üst sınır sekiz yıl olduğundan m.66/1-d uyarınca on beş yıllık süre uygulanır; m.204/3'teki yarı oranındaki artırımın gündeme geldiği hallerde de üst sınır beş yılı aşacağından on beş yıllık süre söz konusu olur. Sürenin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla daha ağır cezayı gerektiren nitelikli haller de göz önünde bulundurulur ve kanunda yer alan cezanın üst sınırı esas alınır (m.66/3-4). Zamanaşımını kesen sebepler TCK m.67/2'de sayılmıştır; birden fazla kesme sebebi varsa süre son kesme tarihinden itibaren yeniden işler ve kanuni sürenin yarısından fazla uzayamaz. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hakimliğine itiraz edilebilir (CMK m.173). Hakim ve mahkeme kararlarına itiraz süresi kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır (CMK m.268). İstinaf istemi ise hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılır (CMK m.273).
Antalya'da Belgede Sahtecilik Dosyaları
Belgede sahtecilik dosyalarında tartışma çoğu zaman belgenin sahte olup olmadığından çok, sahteciliğin objektif olarak aldatıcı nitelik taşıyıp taşımadığında düğümlenir. Bu değerlendirmenin öncelikle mahkemeye ait olması ve belge aslının duruşmada incelenmesi gerektiği yönündeki içtihat, dosyanın hangi usul adımlarıyla ilerlemesi gerektiğini de belirlemektedir. MOD HUKUK, Antalya'da ceza hukuku alanında hukuki danışmanlık vermektedir.
Sık sorulan sorular
Sahte senet veya çek düzenlemek resmî belgede sahtecilik sayılır mı?
Türk Ceza Kanunu'nun 210. maddesinin birinci fıkrası uyarınca çek, bono, poliçe gibi kambiyo senetleri ile hisse senedi ve vasiyetnameler resmî belge hükmünde sayılmıştır. Bu belgeler üzerinde sahtecilik yapılması hâlinde TCK m. 204 hükümleri uygulanır.
Resmî belgede sahtecilik suçunda aldatma yeteneği nasıl tespit edilir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına göre adli emanetteki belge aslı duruşmaya getirtilerek hâkim tarafından bizzat incelenmeli ve özellikleri tutanağa geçirilmelidir. Sahteliğin ilk bakışta beş duyuyla anlaşılması hâlinde aldatma yeteneği bulunmadığından suç unsurları oluşmaz; tereddüt hâlinde bilirkişi raporu alınır.
Resmî belgede sahtecilik davasına hangi mahkeme bakar?
5235 sayılı Kanun'un 12. maddesi gereğince kamu görevlisi tarafından işlenen sahtecilik suçları (TCK m. 204/2) ağır ceza mahkemesinde görülür. Kamu görevlisi olmayan kişilerin işlediği resmî belgede sahtecilik ve bono-çek sahteciliği dosyaları ise asliye ceza mahkemesinin görevindedir.
Sahte fatura veya evrakla dolandırıcılık yapılırsa cezalar birleşir mi?
TCK m. 212 uyarınca sahte resmî veya özel belgenin başka bir suçun işlenmesi sırasında kullanılması hâlinde farklı neviden fikri içtima uygulanmaz. Fail hem belgede sahtecilik suçundan hem de dolandırıcılık suçundan dolayı ayrı ayrı cezalandırılır.
Gerçek bir alacağı kanıtlamak için sahte belge düzenlenirse ceza iner mi?
TCK m. 211'de düzenlenen daha az cezayı gerektiren hâle göre, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik yapılması durumunda verilecek temel ceza yarı oranında indirilir.
Resmî belgede sahtecilik suçunda dava zamanaşımı kaç yıldır?
Dava zamanaşımı TCK m. 66 gereğince cezanın üst sınırına göre hesaplanır. Kamu görevlisi olmayan kişilerin işlediği TCK m. 204/1 suçunda zamanaşımı sekiz yıl iken, kamu görevlisinin işlediği TCK m. 204/2 suçunda zamanaşımı süresi on beş yıldır.
Kaynaklar
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz.