Denetim Tutanağında Görsel Kayıt Bulunması Zorunlu mu?

Çevre denetimlerinde düzenlenen tutanaklarda fotoğraf veya kamera kaydının bulunması kural olarak zorunluluk değil, bir imkândır. Çevre Denetimi Yönetmeliği madde 17 fıkra 1 uyarınca denetim görevlileri tespit amacıyla fotoğraf ve kamera kayıtlarından yararlanabilir. Düzenlemedeki ifade denetim görevlilerine bir yetki tanır. Ancak idare mahkemelerinin bazı ilk derece kararlarında bu hüküm farklı yorumlanmaktadır. Mahkemeler, aynı maddenin beşinci fıkrasında yer alan fiilî imkânsızlık istisnasından hareket etmektedir. Bu fıkraya göre fotoğraf, kamera veya numune alınması fiilî imkânsızlık sebebiyle yapılamazsa tutanak tek başına tespit için yeterlidir. İlk derece mahkemeleri bu istisnadan yola çıkarak görsel delil elde edilmesini asıl kural olarak değerlendirmektedir. Kaydın alınmamasını ise idarece ispatlanması gereken bir istisna saymaktadır. Dolayısıyla idarenin fiilî imkânsızlığı kanıtlayamadığı hallerde yalnızca soyut tutanağa dayanması bazı mahkemelerce hukuka aykırı görülmektedir.

Çevre Denetimi Yönetmeliğindeki Açık Düzenleme Ne Diyor?

Mevzuat metnine bakıldığında denetim tutanağının tanzim usulü ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Çevre Denetimi Yönetmeliği madde 17 fıkra 1 hükmü denetim sırasında tutanak düzenlenmesini öngörür. Görevlilerin tespit yaparken teknik cihazlardan, fotoğraflardan ve kamera kayıtlarından yararlanabileceği açıkça belirtilir. Buradaki lafız idareye takdir alanı bırakan bir imkân niteliğindedir. Aynı maddenin beşinci fıkrası ise özel bir hâli kurala bağlamaktadır. Eğer olay yerinde numune alınması, fotoğraf çekilmesi ya da video kaydı yapılması fiilî imkânsızlık nedeniyle mümkün değilse durum tutanağa geçirilir. Bu halde tutanağın düzenlenmesi tespit için yeterli kabul edilir. Mevzuatın açık lafzı idareye doğrudan bir emir yüklemez. Buna karşılık idari yaptırımların denetiminde yargı yerleri mevzuatın tanıdığı imkânların neden kullanılmadığını sorgulamaktadır. Yetkililerin sahadaki durumu somutlaştırma imkânı varken bunu yapmaması yargısal denetimde idare aleyhine sonuçlar doğurabilmektedir.

İlk Derece Mahkemelerinin Görsel Delil Yaklaşımı Nedir?

İdare mahkemelerinin bazı ilk derece kararlarında ispat yükü doğrudan idareye yüklenmektedir. Yaptırıma konu edilen eylemin gerçekleştiği, kim tarafından işlendiği ve ortaya çıkan çevresel etkinin somut biçimde ortaya konulması aranmaktadır. İdarenin elinde fotoğraf veya video kaydı gibi denetlenebilir deliller bulunmadığında tutanak zayıf kalmaktadır. Mahkemeler, fiilî bir imkânsızlık bulunmadığı halde görsel kayıt alınmamasını eksik inceleme sayabilmektedir. Bir kararda, sahada kazı veya yıkım yapıldığı belirtilmesine rağmen tek bir fotoğraf eklenmemesi iptal gerekçesi yapılmıştır. İdarenin soyut gözlemine dayalı tutanakların ceza tesisine yetmeyeceği ifade edilmiştir. Tutanakta kabahatin unsurlarının açıkça gösterilmesi ve çevre kirliliğinin nasıl oluştuğunun delillendirilmesi beklenmektedir. Görsel kayıt bulunmayan ve muhatabın itiraz ettiği durumlarda mahkemeler şüpheden ceza verilemeyeceği ilkesini uygulamaktadır.

Ancak muhatabın sahada faaliyet göstermediğini veya atık üretmediğini ileri sürdüğü uyuşmazlıklarda çıplak tutanak yetersiz görülmektedir. Tutanakta yer alan genel ve soyut ifadeler, eylemin ne şekilde gerçekleştiğini açıklamadığı takdirde ispat şartı karşılanmamış sayılmaktadır.

İdarenin Fiilî İmkânsızlığı Kanıtlama Yükümlülüğü Nasıl İşler?

Çevre Denetimi Yönetmeliği madde 17 fıkra 5 kapsamında görsel kayıt alınmamasının tek yasal mazereti fiilî imkânsızlıktır. İdare mahkemelerinin bazı ilk derece kararlarında, idarenin tutanakta veya savunmasında hiçbir fiilî imkânsızlık sebebi ileri sürmemesi eleştirilmektedir. Kayıt alma imkânı varken bundan kaçınılması idarenin ispat külfetini yerine getirmediği şeklinde değerlendirilmektedir. Eğer denetim görevlileri sahaya gidip gözlem yapabiliyorsa fotoğraf çekmelerine neyin engel olduğu açıklanmalıdır. Bu engelin tutanakta açıkça belirtilmesi ve gerekçelendirilmesi gerekir. Gerekçesiz biçimde kayıt alınmaması, mahkemelerce idari işlemin somut delile dayanmadığı sonucuna varılmasına yol açabilmektedir. Dolayısıyla idarenin fiilî imkânsızlığı kanıtlama yükü yargılamanın seyrinde belirleyici rol oynamaktadır.

Yargısal Değerlendirme ve İstinaf Riski

Çevre denetim tutanaklarının delil değeri konusunda mahkemelerin benimsediği yaklaşım kesin bir kural niteliğinde değildir. Bu değerlendirme ilk derece mahkemelerinin bazı kararlarına dayanır; istinaf incelemesi sonucu değiştirebilir; her dosya kendi koşullarında değerlendirilir. Dosyadaki yan deliller, ruhsat durumu, iş makinelerinin aidiyeti ve saha tespitleri her olayda ayrı bir denge oluşturur. Bu nedenle somut olayda bir avukata danışılmalı ve delil durumu dosya bazında incelenmelidir.

Sık sorulan sorular

Denetim tutanağında fotoğraf bulunması zorunlu mudur?

Mevzuat lafzına göre fotoğraf veya kamera kaydı almak bir zorunluluk değil yetkidir. Ancak Çevre Denetimi Yönetmeliği m. 17/5 hükmünde kayıt alınmaması fiilî imkânsızlık şartına bağlanmıştır. Bazı ilk derece mahkemeleri bu nedenle görsel delili temel kural olarak aramaktadır.

Fotoğraf çekilmemesi cezayı doğrudan geçersiz kılar mı?

Fotoğraf çekilmemesi işlemi kendiliğinden hükümsüz kılmaz. Mahkemeler olayın özelliklerine ve dosyada başka somut delil olup olmadığına bakar. Eğer iddia tamamen soyut kalmışsa tutanak yetersiz görülüp ceza iptal edilebilir.

İdare fiilî imkânsızlığı nasıl ispatlar?

İdare denetim anında görsel kayıt almasını engelleyen nesnel durumu tutanağa yazmalıdır. Herhangi bir mazeret gösterilmediğinde mahkemeler idare aleyhine değerlendirme yapabilmektedir.

Tutanakta imzam yoksa ceza uygulanabilir mi?

Tutanakta ilgilinin imzasının bulunmaması tek başına işlemi sakatlamaz. Ancak imtina gerekçesi ve failin kimliği tutanağa açıkça yazılmalıdır. Somut delil ve kimlik bilgisi yoksa cezanın iptali gündeme gelebilir.

İlk derece mahkemesinin iptal kararı kesin midir?

İlk derece mahkemesinin verdiği iptal kararı kesin değildir. Davalı idarenin başvurusu üzerine dosya istinaf incelemesine gider.

Kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz.