{"slug":"yol-kusuru-nedeniyle-idareye-karsi-tazminat-davasi","title":"Yol Kusuru Nedeniyle İdareye Karşı Tazminat Davası","yazildi":true,"tarih":null,"ruSlug":null,"enSlug":null,"guncelleme":null,"ozet":["Bozuk yol, eksik trafik levhası veya bariyer bulunmaması nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında idarenin hizmet kusuru sebebiyle idare mahkemesinde tam yargı davası açılabilir.","2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 13 ve 15. maddeleri uyarınca yolu yapan ve bakımından sorumlu olan idareler trafik güvenliğini sağlamak ve gerekli işaretlemeleri yapmakla yükümlüdür.","İdare mahkemesinde tam yargı davası açılmadan önce İYUK m. 13 gereğince kazanın öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde beş yıl içinde ilgili idareye yazılı tazminat başvurusu yapılması zorunludur.","Kazada sürücünün kusurlu bulunması idarenin yol kusurundan kaynaklanan sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaz, sadece hükmedilecek tazminat miktarını kusur oranında azaltır.","İdarenin kamu hizmeti niteliğindeki yol bakım kusurları idare mahkemesinde görülürken, kamuya ait bir aracın karıştığı kazalardan doğan tazminat davaları adli yargıda görülür.","Bedensel zarar ve ölüm hâllerinde talep edilecek destekten yoksun kalma, tedavi giderleri ve manevi tazminat kalemleri Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre belirlenir."],"sss":[["Yol kusuru sebebiyle idareye karşı dava açmadan önce başvuru zorunlu mudur?","Evet, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesi gereğince doğrudan tam yargı davası açılamaz. Zarar görenin olayı öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde kaza tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye yazılı başvuruda bulunması zorunlu bir dava şartıdır."],["Yolun bozuk olması nedeniyle açılacak tazminat davası hangi mahkemede görülür?","Yol yapım, onarım ve işaretleme eksikliği gibi hizmet kusurlarından kaynaklanan tazminat talepleri idari yargıda tam yargı davası olarak açılır ve görevli mahkeme idare mahkemesidir. Ancak kazaya bizzat kamu kurumuna ait bir aracın karışması hâlinde 2918 sayılı Kanun m. 110 gereği adli yargı görevlidir."],["Sürücünün kusurlu olması idarenin yol kusuru tazminatını engeller mi?","Sürücünün kusurlu olması idarenin sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaz. Bilirkişi incelemesiyle sürücünün kusuru ile idarenin levha, aydınlatma ve bariyer eksikliğinden doğan hizmet kusuru oranlanır. İdare, kendi kusur oranına tekabül eden maddi ve manevi zarar miktarını ödemekle yükümlü tutulur."],["İdarenin yol kusurunu ispatlamak için kazadan hemen sonra ne yapılmalıdır?","Kaza anındaki fiilî durumun derhâl tespit edilmesi gerekir. Kaza tespit tutanağına yol koşullarının yazdırılması, olay yerinin detaylı fotoğraf ve videolarının çekilmesi ve gerekiyorsa sulh hukuk mahkemesinden delil tespiti istenmesi önemlidir. İdarenin kazadan sonra yolu onarması durumunda ispat zorlaşabilir."],["Yol kusuru davasında hangi tazminat kalemleri talep edilebilir?","Türk Borçlar Kanunu'nun 53, 54 ve 56. maddeleri uyarınca araçtaki hasar bedeli, yaralanma hâlinde tedavi masrafları ve maluliyet tazminatı talep edilebilir. Ölüm hâlinde ise cenaze giderleri ile yakınların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat isteme hakkı vardır."],["İdareye yapılan tazminat başvurusuna cevap verilmezse dava ne zaman açılır?","İYUK m. 13 uyarınca yapılan idari başvuru idarece reddedilir veya kanuni süre içinde cevap verilmeyerek zımnen reddedilirse, bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde yetkili idare mahkemesinde tam yargı davası açılmalıdır. Ön başvuru yolu tüketilmeden açılan davalar usulden reddedilir."]],"tablolar":null,"kaynaklar":[["2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2918&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2709&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6098&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2577&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"]],"desc":"Bozuk yol, eksik levha ve bariyer gibi eksikliklerin idarenin hizmet kusuru sayıldığı hâllerde tam yargı davasının kuruluşu, görev ve başvuru süresi.","category":"Trafik & Sigorta","court":"Asliye Hukuk/Ticaret Mahkemesi veya Sigorta Tahkim Komisyonu görevlidir.","duration":"Sigorta Tahkim Komisyonu 4 ay içinde, mahkeme yolu 10-18 ay içinde sonuçlanabilir.","related":["haksiz-fiilden-kaynaklanan-maddi-ve-manevi-tazminat","bedensel-zarar-ve-maluliyet-tazminati","kiralik-arac-ve-isletenin-hukuki-sorumlulugu","tam-yargi-davasi-idarenin-hizmet-kusuru","saglik-hizmetleri-ve-doktor-hatasi-malpraktis"],"sections":[["İdarenin yol güvenliğine ilişkin yükümlülüğü","Karayolunun durumundan doğan zararlarda sorumluluk, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun iki hükmüne dayanır. 13. maddeye göre karayolunun yapım ve bakımı ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür. 15. madde ise trafiği düzenlemede kullanılan işaret levhaları, ışıklı ve sesli işaretler ile yer işaretlemelerinin karayolunun yapım ve bakımı ile görevli kuruluşlarca temin ve tesis edilerek sürekliliğinin ve işlerliğinin sağlanmasını emreder. Bu yükümlülüklerin hiç yerine getirilmemesi ya da kötü işlemesi, idare hukukunda hizmet kusuru olarak nitelendirilir. Anayasanın 125. maddesinin son fıkrası da idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunu düzenler. Tazminatın kalemleri ise ölüm ve bedensel zarar bakımından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53, 54 ve 56. maddelerindeki ölçütlerle belirlenir."],["Dosyanın kurulması","Yol kusuru iddiasının çekirdeği, yolun kaza anındaki fiilî durumunun belgelenmesidir. Kaza tespit tutanağı ve olay yeri krokisi ilk kaynaktır; ancak yolun eksikliği çoğu zaman tutanakta ayrıntılandırılmaz. Bu nedenle kaza sonrasında en kısa sürede fotoğraf ve video kaydı alınması, gerekirse delil tespiti istenmesi yerinde olur. Yolun daha sonra onarılması, dosyanın en sık karşılaşılan ispat sorunudur.  Değerlendirme genellikle iki ayrı bilirkişi üzerinden yürür: yolun ve yapının teknik durumunu inceleyen inşaat bilirkişisi ile kazanın oluş biçimini değerlendiren trafik bilirkişisi. İncelemenin konusu levha ve işaretlemenin varlığı, bariyer ve korkuluk durumu, yol yüzeyindeki bozulmalar, aydınlatma, viraj geometrisi ve yol genişliğidir. Sonuçta idarenin kusuru ile sürücünün kusuru oranlanır; sürücünün ağır kusuru idarenin sorumluluğunu tümüyle kaldırmaz, yalnızca hükmedilecek tutarı azaltır."],["Danıştay kusur oranını nasıl kuruyor","Danıştay 10. Dairesi'nin 09.11.2021 tarihli, 2016/1551 E. ve 2021/5373 K. sayılı kararı bu yapıyı somutlaştırır. 2009 tarihli kazada araç, köy yolu üzerindeki bir köprüden sulama kanalına düşmüş ve araçta bulunanlar hayatını kaybetmiştir. Keşif sonrası alınan raporlarda köprüye yaklaşım ve tehlikeli viraj levhalarının bulunmadığı, aracın düştüğü tarafta bariyer olmadığı, yol yüzeyinde çukurlar ve mucur bulunduğu, yolda çizgi ve aydınlatma olmadığı tespit edilmiştir.  Trafik bilirkişisi, sürücünün taşıma sınırı üzerinde yolcu aldığını ve dar köprüye yaklaşırken hızını azaltmadığını belirterek onu yüzde 75 kusurlu bulmuş; yolun yapım ve bakımından sorumlu kuruluşu ise 2918 sayılı Kanunun 13 ve 15. maddeleri gereğince yüzde 25 kusurlu saymıştır. İdare mahkemesi bu oran üzerinden destekten yoksun kalma tazminatına ve her bir davacı için manevi tazminata hükmetmiş; Danıştay, davalı idarelerin temyiz istemlerini reddederek kararın kabule ilişkin kısmını onamıştır. Sonuç davacılar lehinedir. Kararda ayrıca, idarelerin kusur oranlarının ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği yönünde karşı oylar bulunmaktadır. Karar metni: mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/750531300"],["Hangi yargı kolu görevli","Ayrım, iddianın neye dayandığına göre yapılır. Zarar, idarenin yol yapım, bakım ve işletilmesi biçimindeki kamu hizmetinin kötü işlemesinden doğuyorsa ortada bir idari eylem vardır ve dava idare mahkemesinde tam yargı davası olarak açılır. Buna karşılık zarara idarenin işleteni veya sahibi olduğu bir araç sebep olmuşsa durum değişir: 2918 sayılı Kanunun 110. maddesi, işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin davalar dâhil bu Kanundan doğan sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğini düzenler.  Aynı kazada her iki yol birlikte işletilebilir. Yolun durumundan sorumlu idareye karşı idare mahkemesinde tam yargı davası açılırken, kusurlu sürücüye ve işletene karşı asliye hukuk mahkemesinde, onların zorunlu mali sorumluluk sigortacısına karşı ise asliye ticaret mahkemesinde ayrı dosyalar yürütülür. Bu dosyalarda aynı zararın iki kez tahsil edilmemesi için ödemelerin karşılıklı bildirilmesi gerekir."],["Zorunlu ön başvuru ve süreler","İdari yargıda dava açmanın önünde bir ön aşama vardır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerekir. Başvurunun reddi ya da kanunda öngörülen süre içinde cevap verilmemesi üzerine dava süresi içinde tam yargı davası açılır. Bu başvuru yapılmadan doğrudan açılan dava usulden reddedilir.  Bedensel zarar dosyalarında zararın öğrenilme anı tartışmaya açıktır; maluliyetin kesinleştiği rapor tarihi ile eylem tarihi arasındaki fark ayrıca değerlendirilir. Beş yıllık üst sınır ise her hâlde eylem tarihinden işler."],["Antalya'nın yol koşulları","Antalya'da yol kusuru dosyaları çoğunlukla üç güzergâh tipinde toplanır: sahil boyunca uzanan ve yaz aylarında kapasitesinin üzerinde trafik taşıyan devlet yolları, Toroslara çıkan dar ve virajlı dağ yolları ile turistik tesislere bağlanan tali yollar. Dağ yollarında bariyer ve levha eksikliği, sahil kesiminde ise yaz boyunca süren yol çalışmalarının işaretlenmesi tartışma konusu olur. Motosiklet ve ATV kazalarında yol yüzeyindeki mucur, kum ve zift dökülmesi gibi etkenler kusur dağılımını doğrudan değiştirdiğinden, kaza yerinin fotoğraflanması ve yolun kimin sorumluluğunda olduğunun baştan belirlenmesi gerekir.  MOD HUKUK, Antalya'da trafik ve sigorta hukuku alanında hukuki danışmanlık vermektedir."]]}