{"slug":"tam-yargi-davasi-idarenin-hizmet-kusuru","title":"Tam Yargı Davası ve İdarenin Hizmet Kusuru","yazildi":true,"tarih":null,"ruSlug":null,"enSlug":null,"guncelleme":null,"ozet":["Tam yargı davası, 2577 sayılı İYUK m. 2 uyarınca idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan ihlal edilenlerin açtığı bir idari tazminat davasıdır.","İdarenin tazmin sorumluluğu hizmet kusuru, kusursuz sorumluluk ve terör gibi toplumsal olaylarda kamuca zararın üstlenildiği sosyal risk ilkelerine dayanır.","İdari eylemlerden kaynaklanan zararlarda İYUK m. 13 uyarınca eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde beş yıl içinde idareye ön karar başvurusu yapılması zorunludur.","İdarenin ön karar başvurusunu reddetmesi veya otuz gün içinde cevap vermemesi hâlinde, bu sürenin bittiği tarihten itibaren altmış günlük genel dava süresi içinde dava açılır.","Tam yargı davalarında genel görevli yargı yeri idare mahkemesi olup, 2576 sayılı Kanun m. 7 uyarınca konusu 486.000 TL'yi aşmayan uyuşmazlıklar tek hâkimle çözümlenir.","Görevli olmayan adli yargıda açılan tazminat davasının görev yönünden reddedilmesi durumunda, sonradan idare mahkemesinde açılacak davada idareye ön başvuru şartı aranmaz."],"sss":[["Tam yargı davası nedir ve kimler açabilir?","2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesine göre tam yargı davası, idarenin eylem veya işlemlerinden dolayı kişisel hakları doğrudan zarar gören kişilerin uğradıkları maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle açtıkları idari davadır. İdareye karşı tazminat talepleri bu dava yoluyla ileri sürülür."],["İdarenin hizmet kusuru ne demektir?","Hizmet kusuru, kamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi sebebiyle bir zararın doğması durumudur. Hizmet kusuru anonim niteliktedir; zarara sebebiyet veren kamu görevlisinin kimliğinin tespit edilmesi zorunlu olmayıp idari teşkilatın veya hizmetin işleyişindeki aksaklığın ortaya konulması sorumluluk için yeterlidir."],["İdarenin eyleminden zarar gören kişi doğrudan dava açabilir mi?","Hayır, İYUK m. 13 gereğince idari eylemlerden dolayı doğrudan dava açılamaz. Hakları ihlal edilenlerin öncelikle eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye yazılı başvuruda bulunarak haklarının yerine getirilmesini (ön karar) istemeleri dava şartıdır."],["İdareye yapılan tazminat başvurusuna cevap verilmezse ne yapılmalıdır?","İdareye yapılan ön karar başvurusuna otuz gün içinde bir cevap verilmezse başvuru zımnen reddedilmiş sayılır. İlgili kişi, bu otuz günlük sürenin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren altmış günlük genel dava açma süresi içinde yetkili idare mahkemesinde tam yargı davası açabilir."],["Tam yargı davası hangi mahkemede açılır?","Tam yargı davalarında görevli yargı yeri idare mahkemesidir. İYUK m. 36 uyarınca yetkili mahkeme sırasıyla; zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözmeye yetkili mahkeme, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer mahkemesi, diğer hâllerde ise davacının ikametgâhının bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir."],["İdareden istenen tazminata faiz hangi tarihten itibaren işletilir?","İdari eylemden doğan tazminat taleplerinde yasal faiz, kural olarak zarara uğrayan kişinin İYUK m. 13 kapsamında idareye başvurduğu tarihten itibaren işletilir. İdari işlemlerden doğan uyuşmazlıklarda ise faiz başlangıcı dava açma tarihi veya zararın gerçekleşme tarihine göre belirlenir ve dava dilekçesinde faiz başlangıcı açıkça talep edilmelidir."]],"tablolar":null,"kaynaklar":[["2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2577&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2576&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5233&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"]],"desc":"İdarenin hizmet kusuru, kusursuz sorumluluk ve sosyal risk ilkesi; tam yargı davasında zararın ispatı, ön karar başvurusu ve bir yıllık süre.","category":"İdare Hukuku","court":"İdare Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemeleri görevlidir, yetkili mahkeme davalının ikametgahı veya işlemin yapıldığı yer (örn Antalya İdare Mahkemesi).","duration":"6 ay ila 18 ay arası değişir, hak düşürücü süreler önemlidir.","related":["idari-islemin-iptali-ve-yurutmeyi-durdurma-davasi","belediye-ecrimisil-ve-fuzuli-sagil-tahliyesi","kamu-gorevinden-ihrac-kararlarina-iptal-davasi"],"sections":[["İdarenin Sorumluluğunun Üç Kaynağı: Kusur, Kusursuzluk ve Sosyal Risk","Tam yargı davası, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan dava olarak tanımlanır. İdarenin tazmin sorumluluğu üç temele dayanabilir.  Birincisi hizmet kusurudur. Kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişinde bir aksaklık bulunması ve bu aksaklıkla zarar arasında illiyet bağının kurulabilmesi hâlinde idare tazminle yükümlüdür. Hizmet kusuru anonimdir; kusurlu görevlinin kimliğinin belirlenmesi şart değildir.  İkincisi kusursuz sorumluluktur; tehlikeli faaliyet ve araçların kullanılması ile kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi, kusur aranmaksızın sorumluluk doğurabilir.  Üçüncüsü sosyal risk ilkesidir. Toplumun genelini hedef alan terör ve benzeri olaylarda, idarenin kusuru ortaya konulamasa dahi zararın kamuca üstlenilmesi esas alınır. Danıştay uygulamasında bu ilke, 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanmayan manevi zararlar bakımından da tazminat yolunu açık tutar."],["Zararın İspatı: Maddi Kalemler, Manevi Tazminatın Ölçütü ve Faiz","Zararın varlığını ve miktarını ispat yükü davacıdadır. Ölüm hâlinde destekten yoksun kalma tazminatı; bedensel zararda tedavi giderleri, kazanç kaybı ve çalışma gücü kaybı; malvarlığı zararlarında onarım bedeli veya değer kaybı hesaplanır. Hesaplama çoğu dosyada bilirkişi incelemesiyle yapıldığından, raporun dayandığı verilerin ve yöntemin denetlenebilir biçimde tartışılması gerekir.  Manevi tazminatın işlevi zenginleşme sağlamak değil, duyulan acı ve üzüntüyü kısmen dindirmektir. Mahkemeler miktarı belirlerken olayın ağırlığını, yakınlık derecesini, tarafların ekonomik durumunu ve hakkaniyeti gözetir; talep edilen tutarın tamamına hükmedilmemesi olağandır.  İdari eylemden doğan zararlarda faiz uygulamada idareye başvuru tarihinden itibaren işletilmekte olup dilekçede faiz türünün ve başlangıcının gösterilmesi gerekir."],["Danıştay 10. Dairesi'nin Ankara Garı Kararı ve Sosyal Risk Uygulaması","Danıştay 10. Dairesi'nin 23.03.2022 tarihli, E. 2022/1354, K. 2022/1596 sayılı kararı hizmet kusuru ile sosyal risk arasındaki sınırı gösterir. Karara konu davada, 10.10.2015 tarihinde Ankara Garı önünde meydana gelen patlamada hayatını kaybeden kişinin altı çocuğu, idarenin hizmet kusuru bulunduğunu ileri sürerek her biri için 200.000 TL manevi tazminat talep etmiştir.  İdare mahkemesi, önlem alınmadığı iddiasını ortaya koyar nitelikte somut delil bulunmadığı gerekçesiyle hizmet kusurunun varlığını kabul etmemiş; ancak olayı sosyal risk ilkesi kapsamında değerlendirerek her davacı için 50.000 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Bölge idare mahkemesi, Danıştay'ın önceki bozma kararına uyarak bu tutarı davacı başına 40.000 TL olarak belirlemiştir.  Danıştay 10. Dairesi, hem davacıların hem davalı idarelerin temyiz istemlerini reddederek bölge idare mahkemesi kararını onamıştır. Davacılar kısmen kazanmıştır: hizmet kusuru ispatlanamamış olmasına rağmen sosyal risk ilkesi uyarınca hükmedilen manevi tazminat kesinleşmiştir. Karar ayrıca 13. madde uyarınca yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin bir ön karar olduğunu ve iptal davasına konu edilemeyeceğini ortaya koymaktadır."],["Tam Yargı Davasında Görevli Mahkeme ve Tek Hâkim Sınırının Etkisi","Tam yargı davalarında genel görevli mahkeme idare mahkemesidir. Yetkili mahkeme 2577 sayılı Kanun'un 36. maddesinde sırasıyla gösterilmiştir: zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili mahkeme; zarar bir hizmetten veya idarenin bir eyleminden doğmuşsa hizmetin görüldüğü ya da eylemin yapıldığı yer; diğer hâllerde davacının ikametgâhının bulunduğu yer idare mahkemesi. Antalya'da meydana gelen bir idari eylemden doğan zararda Antalya İdare Mahkemeleri yetkilidir.  Tam yargı davalarının parasal bir değeri bulunduğundan, davanın tek hâkimle mi heyetle mi görüleceği sorusu bu dava türünde doğrudan gündeme gelir. 2576 sayılı Kanun'un 7. maddesinde 7589 sayılı Kanun'la (RG 31.07.2026-33326) yapılan değişiklikle bu parasal sınır 486.000 TL'ye yükseltilmiştir; değişiklik, anılan Kanun'un geçici 1. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yalnızca yürürlükten sonra açılan davalarda uygulanır.  Görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi hâlinde, sonradan idari yargıda açılacak davada idareye başvurma şartı aranmaz."],["Bir Yıl, Beş Yıl ve Otuz Gün: Ön Karar Başvurusunun Süre Zinciri","Süre rejimi zararın kaynağına göre değişir. İdari eylemlerden doğan zararlarda 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi bir ön karar aşaması öngörür: hakları ihlal edilenlerin, eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir.  Bu istek kısmen veya tamamen reddedilirse ret işleminin tebliğini izleyen günden, otuz gün içinde cevap verilmezse bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde dava açılır. Genel dava açma süresi altmış gündür.  İdari işlemden doğan zararlarda Kanun'un 12. maddesi uygulanır. İlgililer doğrudan tam yargı davası açabilecekleri gibi iptal ve tam yargı davalarını birlikte de açabilir; ya da önce iptal davası açıp kararın tebliği veya işlemin icrası tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilir."],["Tazminat Dosyalarında Zarar Kalemlerinin Belgelenmesi","Tam yargı dosyalarında sonucu belirleyen, çoğu zaman hukuki nitelendirmeden önce belgelendirmedir. Zarar kalemlerinin ayrıştırılması, illiyet bağının somut delillerle kurulması ve ön karar başvurusunun süresinde yapılması davanın seyrini değiştirir. Hizmet kusuru ispatlanamasa dahi kusursuz sorumluluk ve sosyal risk temellerinin terditli biçimde ileri sürülmesi, Ankara Garı kararında görüldüğü üzere sonuca etki edebilir. "]]}