{"slug":"marka-hakkina-tecavuz-ve-koruma-davalari","title":"Marka Hakkına Tecavüz ve Koruma Davaları","yazildi":true,"tarih":null,"ruSlug":null,"enSlug":null,"guncelleme":null,"ozet":["Marka hakkına tecavüz davalarında görevli mahkeme fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi olup kurulmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemesi bakar.","Marka sahibi SMK m. 149 uyarınca tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazminini talep edebilir.","Marka tecavüzünde maddi zarar tam olarak belirlenemiyorsa mahkeme TBK m. 50 uyarınca hakkaniyete uygun bir maddi tazminata hükmetmelidir.","Hak sahibi kesinleşmiş mahkeme kararının masrafları karşı tarafa ait olmak üzere gazete veya benzeri vasıtalarla ilanını talep edebilir.","Davalı, SMK m. 29/2 uyarınca markanın, beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınmak üzere, ciddi biçimde kullanılmadığı gerekçesiyle kullanmama def'inde bulunabilir.","Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan marka tazminat talepleri bakımından TTK m. 5/A uyarınca arabuluculuğa başvuru dava şartıdır."],"sss":[["Marka hakkına tecavüz davası hangi mahkemede açılır?","SMK m. 156 uyarınca görevli mahkeme fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir. Bu mahkemenin bulunmadığı yargı çevrelerinde davaya genel görevli asliye hukuk mahkemesi bakar; asliye ticaret mahkemesi görevli değildir."],["Markası taklit edilen hak sahibi mahkemeden neler talep edebilir?","SMK m. 149 gereğince tecavüz fiilinin tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ve maddi-manevi tazminat talep edilebilir. Ayrıca taklit ürünlere ve üretim araçlarına el konulması ve kararın ilanı istenebilir."],["Marka tecavüzü nedeniyle uğranılan zarar hesaplanamıyorsa dava reddedilir mi?","Yargıtay 11. Hukuk Dairesi içtihadına göre zarar tam olarak ispatlanamasa bile tecavüz sabitse dava reddedilemez. Mahkeme Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun bir maddi tazminata hükmetmek zorundadır."],["Marka tecavüzü davasında taklit ürün üreten fasoncu sorumlu tutulabilir mi?","Yargıtay içtihatlarına göre etiket veya ambalaj basan üreticiler basiretli tacir olarak markanın sipariş verene ait olup olmadığını araştırmakla yükümlüdür. Gerekli araştırmayı yapmayan ara üreticiler de tecavüzden sorumlu tutulur."],["Marka davasında kullanmama def'i nedir?","SMK m. 19/2 ve 29/2 uyarınca davalı, davacının markasını tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerde beş yıl boyunca haklı bir neden olmaksızın ciddi biçimde kullanmadığını def'i olarak ileri sürebilir."],["Marka davasında kesinleşen kararın ilanı kaç gün içinde talep edilmelidir?","Kararın masrafı karşı tarafa ait olmak üzere gazetede yayımlanması hakkı kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmelidir. Bu süre içinde talep edilmezse ilan hakkı düşer."]],"tablolar":null,"kaynaklar":[["6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6769&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6098&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6102&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6100&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"]],"desc":"SMK 29'da sayılan tecavüz fiilleri, 149. maddedeki talepler, zarar belirlenemediğinde hakkaniyet tazminatı ve fikri sınai haklar mahkemesinin görev alanı.","category":"Ticaret","court":"Asliye Ticaret Mahkemesi (zorunlu arabuluculuk sonrası) görevlidir.","duration":"Zorunlu arabuluculuk 6 hafta, ticaret mahkemesi süreci 8-14 ay sürebilir.","related":["domain-alan-adi-uyusmazliklari-ve-wipo","haksiz-rekabet-ve-ticari-itibarin-korunmasi","telif-hakki-ihlali-ve-dijital-korsanlik","yazilim-telif-hakki-ve-lisans-sozlesmeleri","sirketlerde-sermaye-artirimi-ve-azaltimi-proseduru"],"sections":[["Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller ve Basiretli Tacir Ölçütü","6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29. maddesi marka hakkına tecavüz sayılan fiilleri dört bentte toplar. Marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak; markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek; markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal veya ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak ya da bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.  Bu bentteki ölçüt, ticaret zincirindeki ara halkaları da sorumluluk alanına sokar. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24.10.2024 tarihli, 2023/5849 E. ve 2024/7573 K. sayılı kararına konu olayda, şişe ve etiket üreten davalının basiretli bir tacir olarak markanın sipariş veren firmaya ait olup olmadığını araştırmak zorunda olduğu kabul edilmiştir."],["Hak Sahibinin İleri Sürebileceği Talepler ve Kararın İlanı","Hak sahibinin talepleri SMK'nın 149. maddesinde sayılmıştır. Marka sahibi mahkemeden fiilin tecavüz olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün önlenmesini, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazminini isteyebilir. Bunlara ek olarak tecavüz oluşturan ürünlere ve bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz ile makinelere elkonulmasını, elkonulanlar üzerinde kendisine mülkiyet hakkı tanınmasını, tecavüzün devamını önleyecek tedbirlerin alınmasını talep edebilir.  Kararın ilanı ayrı bir yaptırımdır. Haklı bir sebebin veya menfaatin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen ya da özet olarak ilan edilmesi istenebilir. Elkonulan ürünler üzerinde mülkiyet hakkı tanınması hâlinde bunların değeri tazminat miktarından düşülür."],["Zarar Tam Olarak Belirlenemiyorsa Tazminat Reddedilebilir mi?","Uygulamadaki en sık sorun, tecavüz sabit olduğu hâlde zararın rakamla ortaya konamamasıdır. Anılan 11. Hukuk Dairesi kararında bölge adliye mahkemesi, davalının eyleminin tecavüz oluşturduğunu tespit etmiş; ancak faturaların dava konusu ürünlere ait olduğunun anlaşılamadığı gerekçesiyle maddi, manevi ve itibar tazminatı taleplerinin tümünü reddetmiştir.  Yargıtay bu yaklaşımı davacı yararına bozmuştur. Karara göre davacı, elde edilen kazanca göre tazminat talep etmiş ancak zarar tam olarak belirlenememiştir; zararın belirlenemediği durumda somut olayın özellikleri de gözetilerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca olayların akışı ve zarar görenin aldığı önlemler göz önünde tutularak hakkaniyete uygun bir miktar maddi tazminata hükmedilmelidir. SMK'nın 149. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ile bu hüküm birlikte uygulanır."],["Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin Görevi ve Yetkide Seçim İmkânı","Görev kuralı özeldir. SMK'nın 156. maddesinin birinci fıkrası, bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkemenin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi olduğunu düzenler. Bu mahkemelerin kurulmadığı yerlerde, görev alanına giren dava ve işlere asliye hukuk mahkemesince bakılır. Asliye ticaret mahkemesi görevli değildir; tüketici mahkemesinin ise bu uyuşmazlıklarla hiçbir ilgisi yoktur.  Yetkide hak sahibine seçim imkânı tanınmıştır. Maddenin üçüncü fıkrasına göre sınai mülkiyet hakkı sahibinin üçüncü kişiler aleyhine açacağı hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir. Buna karşılık üçüncü kişilerin hak sahibi aleyhine açacağı davalarda yetkili mahkeme davalının yerleşim yeridir. Konusu bir miktar para olan tazminat talepleri bakımından TTK'nın 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk dava şartıdır; tespit ve men istemleri bu kapsamda değildir."],["Kullanmama Def'i, Önceki Tarihli Haklar ve Tazminatta Zamanaşımı","Davalının elindeki en güçlü savunmalardan biri kullanmama def'idir. SMK'nın 29. maddesinin ikinci fıkrası, 19. maddenin ikinci fıkrası hükmünün tecavüz davalarında def'i olarak ileri sürülebileceğini, bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihinin esas alınacağını düzenler.  İkinci savunma önceki tarihli haklarla ilgilidir. 155. maddeye göre marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açtığı tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez.  Süre bakımından ilan hakkı özel olarak düzenlenmiştir: kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer. Tazminat istemlerinde ise haksız fiil zamanaşımına ilişkin genel kurallar uygulanır. Kısmi dava açılmışsa 7589 sayılı Kanunla getirilen talep artırımı imkânı gözetilir."],["Marka Uyuşmazlıklarında Antalya'da Hukuki Değerlendirme ve Dava Takibi","Marka dosyalarında sonucu belirleyen üç unsur vardır. Birincisi tecavüzün kayda geçirilmesidir: mahkeme aracılığıyla delil tespiti, satın alma faturaları, numune ürünler ve internet ilanlarının tarihli kayıtları olmadan tecavüzün kapsamı ölçülemez. İkincisi tazminat seçeneğinin doğru kurulmasıdır; hak sahibinin yoksun kaldığı kazancın hangi yönteme göre hesaplanacağı dava dilekçesinde açıkça belirtilmelidir. Üçüncüsü ihtiyati tedbirdir; taklit ürünlerin dolaşımını durdurmayan bir dava, kazanılsa bile ticari zararı büyütür.  Davalı tarafında ise kullanmama def'i, önceki tarihli hak iddiası, ürünün gerçekten piyasaya sürülüp sürülmediği ve elde edilen gelirin belgelenmesi savunmanın omurgasını oluşturur.  MOD HUKUK, Antalya'da marka hakkına tecavüz uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir."]]}