{"slug":"kamulastirma-ve-6306-satis-modeli-karsilastirma","title":"Kamulaştırma ile 6306 Satış Modeli Karşılaştırma","yazildi":true,"tarih":"2026-10-04","ruSlug":null,"enSlug":null,"guncelleme":"2026-11-07","ozet":["6306 m.6/2 yıkılmış arsada otuz gün içinde anlaşma olmazsa acele kamulaştırmaya izin verir.","Kamulaştırmada bedel mahkemece, adil ve hakkaniyete uygun biçimde belirlenir; satışta rayiç değeri Başkanlık tespit ettirir.","2942 m.23 geri alma hakkı iskân projelerinde uygulanmaz; satış modelinde böyle bir hak yoktur.","Danıştay İDDK 2022/130 kararı, dayanak işlemin yürütmesi durdurulunca acele kamulaştırmayı dayanaksız bulmuştur.","Bekletici mesele ibaresi AYM'nin 2024/232 sayılı kararıyla iptal edilmiştir."],"sss":[["6306'da karara katılmayan malik kamulaştırılabilir mi?","Kanun'un 6. maddesinin ikinci fıkrasına göre, yıkılmış arsa maliklerine yapılan tebligattan sonra otuz gün içinde salt çoğunlukla anlaşma sağlanamazsa Başkanlık, TOKİ veya idare acele kamulaştırma yoluna gidebilir. Ayrıca payın satılması yolu da kanunda yer alır; hangisinin uygulanacağı alanın ve yapının niteliğine göre değişir."],["Acele kamulaştırmada mülke hemen el konulabilir mi?","2942 sayılı Kanun'un 27. maddesine göre mahkemece tespit edilen değer idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırıldıktan sonra taşınmaza el konulabilir. El koyma kararı tapuya bildirilir ve devir yasağı şerhi konulur. Bedelin yatırılması bu yolda aranan temel koşullardandır."],["Kamulaştırmada malik, taşınmazı geri alabilir mi?","2942 sayılı Kanun'un 23. maddesi belirli koşullarla geri alma hakkı tanır; ancak 3. maddenin ikinci fıkrasındaki iskân projeleri gibi hâllerde bu hüküm uygulanmaz. 6306 kapsamındaki kamulaştırmalar da bu fıkra çerçevesinde değerlendirildiğinden bu hak genellikle gündeme gelmez."],["İdari yargıda yürütmeyi durdurma kararı kamulaştırma davasını etkiler mi?","Dayanak işlemin iptali ya da yürütmesinin durdurulması işlemin hukuki dayanağını sarsabilir. Danıştay İDDK, E.2021/3808, K.2022/130 sayılı kararında bu yönde sonuca varmıştır. Bekletici mesele yapılmasını düzenleyen eski fıkra ibaresi Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden, güncel durum için dosyanın tarihine bakılmalıdır."],["Dava açma süresi ne kadardır?","Kamulaştırmada idari yargıda iptal ve adli yargıda düzeltim davası için tebligattan itibaren otuz gün, 6306 kapsamındaki idari işlemlere karşı da tebliğden itibaren otuz gün öngörülmüştür. Sürenin başlangıcı somut tebligata bağlı olduğundan belgelerin dikkatle incelenmesi gerekir."]],"tablolar":[{"bolum":4,"baslik":"Kamulaştırma ile 6306 Sayılı Kanun Arsa Payı Satışı Karşılaştırma Tablosu","kolonlar":["Karşılaştırma Kriteri","2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu","6306 Sayılı Kanun Arsa Payı Satışı (m.6)"],"satirlar":[["Mülkiyeti Devralan (Alıcı)","Kamulaştırmayı yapan kamu tüzel kişisi / idare","Öncelikle anlaşan diğer paydaşlar veya üçüncü kişiler; rezerv/riskli alanda satılamazsa İdare/TOKİ/Başkanlık"],["Tebligat ve Bildirim Yolu","Mahkemece meşruhatlı davetiye; ulaşılamayanlara Tebligat Kanunu m.28 uyarınca gazete ilanı","Noter veya 15 gün muhtarlık ilanı; satış sürecinde muhtarlık ilanı, e-Devlet ve tapuya kayıtlı elektronik tebligat (UETS)"],["Dava Açma Süresi ve Mercii","Tebligat/ilan tarihinden itibaren 30 gün içinde İdare Mahkemesinde iptal, Asliye Hukukta maddi hata düzeltim davası (m.14)","Tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İdare Mahkemesinde iptal davası (6306 m.6/9, 2577 sayılı İYUK)"],["Satışın / Kamulaştırmanın İptali Sonucu","Dayanak idari işlemin iptali/yürütmenin durdurulması halinde kamulaştırma dayanaksız kalır ve tescil engellenir","Bedel eksikliğinde sadece fark ödenir; diğer iptal hallerinde koşulları varsa mülkiyet döner ve alıcıya kanuni ipotek konur (m.6/1)"],["Geri Alma Hakkı (m.23)","Kural olarak 5 yıl içinde işlem yapılmazsa faiziyle geri alma hakkı vardır; ancak m.3/2 iskân projelerinde uygulanmaz","Kanunda dönüştürülemeyen yapılar veya gerçekleşmeyen projeler için eski malike tanınmış bir geri alma hakkı yoktur"]]}],"kaynaklar":[["6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, m.6","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6306&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu, m.3, 8, 10, 14, 23, 27","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2942&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E.2021/3808 K.2022/130, 24.01.2022","https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/739109100"],["Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E.2025/2260 K.2025/12732, 13.10.2025","https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/1188704100"]],"desc":"Kamulaştırma, acele kamulaştırma ve 6306 m.6 arsa payı satışı; alıcı, bedel, tebligat, iptal sonucu ve geri alma hakkı yönünden karşılaştırma.","category":"Kentsel Dönüşüm","court":"İdare Mahkemeleri (idari işlemler) veya Sulh/Asliye Hukuk Mahkemeleri (özel hukuk uyuşmazlıkları) görevlidir.","duration":"İdare Mahkemelerinde iptal davaları ortalama 8-14 ay, itiraz süreçleri 15 günlük yasal süreye tabidir.","related":["acele-kamulastirma-karari-ve-malik-haklari","kamulastirma-bedelinin-tespiti-ve-tescil-davasi","kentsel-donusumde-salt-cogunluk-karari-ve-hissedar-satisi","6306-satisinda-rayic-bedel-degerleme-raporu-denetimi","kentsel-donusumde-azinlik-hissedarlarinin-haklari"],"sections":[["Kentsel dönüşümde kamulaştırma ile 6306 arsa payı satışı arasındaki temel farklar nelerdir?","Üzerindeki bina yıkılmış bir arsada ya da riskli yapının bulunduğu parselde bazı paydaşlar dönüşüme katılmak istemediğinde, mevzuatta iki ayrı yol karşımıza çıkar. Birincisi 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun olağan ve acele kamulaştırma düzenidir. İkincisi 6306 sayılı Kanun'un 6. maddesindeki, salt çoğunlukla karar alınıp karara katılmayanın arsa payının satılması modelidir. İkisi de mülkiyet hakkına müdahale eder; ancak müdahalenin kurulduğu zemin, kimin karşısında durulduğu ve hangi güvencelerin devreye girdiği birbirinden belirgin biçimde ayrılır.\n\nBu yazı, iki yolu yan yana koyarak malikin hangi noktada nasıl bir korumaya sahip olduğunu genel hatlarıyla anlatır. Salt çoğunluk kararının nasıl alındığı, satışın adımları, rayiç bedel denetimi ve ipotek-haciz konuları sitedeki ayrı yazılarda işlendiği için burada yalnızca karşılaştırma için gereken kadar değinilecektir.\n\nÖnce bir noktayı netleştirelim. 6306 sayılı Kanun kendi içinde de kamulaştırmaya kapı açar. Kanun'un 6. maddesinin ikinci fıkrasına göre, üzerindeki bina yıkılmış arsanın maliklerine yapılan tebligatı izleyen otuz gün içinde salt çoğunlukla anlaşma sağlanamazsa Başkanlık, TOKİ veya idare, gerçek kişilerle özel hukuk tüzel kişilerinin taşınmazları için acele kamulaştırma yoluna da gidebilir. Aynı fıkra, bu kamulaştırmaları 2942 sayılı Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrasındaki iskân projeleri bakımından kamulaştırma saymakta ve ilk taksit ödemesini beşte bir oranında öngörmektedir. Yani iki model birbirinden bütünüyle kopuk değildir; 6306 satışı bir tür, kamulaştırma ise kanunun yedek olarak tuttuğu ikinci araçtır."],["Taşınmaz kime intikal eder ve bedel nasıl belirlenir?","Kamulaştırmada taşınmaz, kamulaştırmayı yapan idare adına tescil edilir. Alıcı bellidir: kamu tüzel kişisi. 6306 satış modelinde ise durum daha çeşitlidir. Karara katılmayanın payı önce anlaşan diğer paydaşlara açık artırmayla sunulur. Satış gerçekleşmezse, riskli alanlar ile rezerv yapı alanlarında bedel Başkanlık, idare veya TOKİ tarafından ödenerek pay satın alınır. Riskli yapılarda ise satış, anlaşan paydaşlara ya da anlaşma şartlarına uymayı kabul eden üçüncü kişilere yapılıncaya kadar tekrarlanır. Dolayısıyla riskli yapıda payın nihayetinde özel kişilere geçmesi mümkündür; bu, kamulaştırmanın kamu yararı gerekçesiyle kurulan yapısından farklı bir tablo çizer.\n\nBedelin tespiti ikinci büyük ayrımdır. 2942 sayılı Kanun'un 8. maddesi, idarenin önce satın alma usulünü uygulamasını esas alır. İdare kendi bünyesinde kurduğu komisyonlarla tahmini bedeli belirler ve malike pazarlık teklifi yapar. Malik on beş gün içinde başvurursa pazarlık yürütülür. Anlaşma olmazsa 10. madde devreye girer: idare, asliye hukuk mahkemesine başvurur; mahkeme keşif yaptırır, bilirkişi raporlarını alır ve hâkim, tarafların ve bilirkişilerin beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit eder. Taşınmaz, bu bedelin hak sahibi adına yatırıldığının belgelenmesinden sonra idare adına tescil edilir. 1 Kasım 2026 itibarıyla Anayasa Mahkemesinin 12.02.2026 tarihli ve E.2025/190, K.2026/38 sayılı kararıyla bu maddedeki tescil hükmünü düzenleyen fıkrada yer alan “Tescil hükmü kesin olup” ibaresi iptal edilmiştir; karar 21.02.2027’de yürürlüğe girecektir. Maddenin üçüncü fıkrasının (f) bendindeki “ve yürütmenin durdurulması kararı aldıklarını” ibaresi de Anayasa Mahkemesinin 10.07.2025 tarihli ve E.2025/148, K.2025/141 sayılı kararıyla iptal edilmiştir (RG 01.12.2025, 33094).\n\n6306 satışında rayiç değeri Başkanlık tespit ettirir. Kanun'un 6. maddesinin yedinci fıkrası da değer tespitini ve dönüşümle oluşacak taşınmazların değerlemesini Başkanlık, TOKİ veya idareye bırakır. Yargı denetimi, satıştan sonra açılan idari davada, yani işlem tamamlandıktan sonra devreye girer. Bedelin ilk elden bir mahkeme önünde, malikin duruşmada dinlendiği bir süreçte belirlenmesi ise kamulaştırmanın özelliğidir. Rayiç bedel denetiminin ayrıntıları için sitedeki 6306 satışında rayiç bedel ve değerleme raporu yazısına bakılabilir."],["Tebligat usulü, süreler ve dava açma yolları nasıl düzenlenmiştir?","Kamulaştırmada malik, mahkemece meşruhatlı davetiye ile çağrılır. Davetiyede kamulaştırılan taşınmazın bilgileri, idarenin adı, dava açma hakkı, bedele ilişkin delillerin on gün içinde bildirilmesi gerektiği gibi hususlar yer alır. Adresi bulunamayanlara ilan yoluyla tebligat yapılır. Kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal davası ile maddi hatalara karşı adli yargıda düzeltim davası, 2942 sayılı Kanun'un 14. maddesine göre tebligattan itibaren otuz gün içinde açılabilir.\n\n6306 satışında bildirim farklı kurulmuştur. Salt çoğunlukla karar alan malikler, karar ve anlaşma şartlarını içeren teklifi ya da teklifin incelenebileceği yeri, karara katılmayanlara noter aracılığıyla veya ilgili muhtarlıkta on beş gün ilan ederek bildirir. Muhtarlık ilanında ilanın son günü bildirim yapılmış sayılır. Bildirimden itibaren on beş gün içinde teklif incelenmez ya da kabul edilmezse arsa paylarının satılacağı da aynı bildirimde yer alır. Satış sürecindeki tebligatlar ise e-Devlet Kapısı üzerinden bildirim ve muhtarlıkta on beş günlük ilanla yapılır; tapuya elektronik tebligat adresini bildirenlere bu adresten tebligat gönderilir. 6306'da işleme karşı dava, 6306 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 9. fıkrası uyarınca tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre açılabilir.\n\nBurada dikkat çeken nokta, sürelerin kısalığı ve tebligatın ilan ağırlıklı olmasıdır. Kamulaştırmada davetiye mahkeme eliyle gönderilir; 6306 satışında ise muhtarlık ilanı ve elektronik ortam öne çıkar. Hangi adresin kayıtlı olduğu, dolayısıyla tebligatı fiilen kimin göreceği önem kazanır.\n\nKamulaştırmanın 6306 içindeki hâli, tapu kaydı sorunlu taşınmazlar için de ayrı kolaylıklar içerir. Kanun'un 6. maddesinin ikinci fıkrasına göre tapuda mülkiyet hanesi açık olan, mirasçısı belirli olmayan, kayyım tayin edilmiş, ihtilaflı veya üzerinde sınırlı ayni hak bulunan taşınmazların kamulaştırma işlemleri 2942 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki rejime tabidir. Başkanlık, TOKİ veya idare mirasçılık belgesi çıkartmaya, kayyım tayin ettirmeye ya da tapuda kayıtlı son malike göre işlem yapmaya yetkilidir. Kamulaştırmada anlaşma sağlanırsa ferağ ve muvafakati de içeren sözleşme ve uzlaşma tutanağı düzenlenir, tapu müdürlüğü de kamulaştırmayı resen siciline işler. Yani mirasçılar arasında anlaşmazlık olması ya da tapunun güncel olmaması, idarenin işlem yapmasına engel olmaz; bu durumdaki maliklerin kendi haklarını zamanında ortaya koyması daha da önem kazanır.\n\nTaşınma ve konut desteği yönünden de iki yol benzer bir çatı altında buluşur. Kanun'un 6. maddesinin üçüncü fıkrası, anlaşma ile tahliye edilen, yıktırılan veya kamulaştırılan yapıların maliklerine ve en az bir yıldır orada kiracı ya da sınırlı ayni hak sahibi olarak ikamet eden veya işyeri bulunduranlara konut, işyeri, arsa ya da kredi veya konut sertifikası verilebileceğini düzenler. Burada \"verilebilir\" ifadesinin kullanıldığına dikkat etmek gerekir; destek, kural olarak idarenin takdirine bağlı bir imkândır. Kira yardımı ve kredi ayrıntıları için sitedeki ilgili yazıya bakılabilir."],["Acele kamulaştırmada yürütmeyi durdurma veya iptal kararı süreci nasıl etkiler?","Acele kamulaştırma, kamulaştırma hukukunun en hızlı yöntemidir; yine de değer tespiti ve ödeme yönünden güvence taşır. 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesine göre taşınmazın değeri mahkemece yedi gün içinde bilirkişilere tespit ettirilir ve idare bu bedeli mal sahibi adına bankaya yatırdıktan sonra taşınmaza el koyabilir. El koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir ve taşınmazın başkasına devredilemeyeceği tapu kütüğüne şerh edilir. Madde, 3. maddenin ikinci fıkrasındaki iskân projeleri gibi hâllerde yatırılacak miktarın ilk taksit bedeli olduğunu da belirtir.\n\nPeki idari yargıdaki iptal ya da yürütmeyi durdurma kararı mülkiyetin devrini nasıl etkiler? Burada güncel mevzuat önemli. 2942 sayılı Kanun'un 10. maddesinin daha önce yer alan ve idari yargıda yürütmenin durdurulması hâlinde mahkemenin bu davayı bekletici mesele yapacağını söyleyen ibaresi, Anayasa Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli ve E.2024/101, K.2024/232 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Kanunun mevcut metninde de ilgili fıkra iptal notuyla gösterilmektedir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 13.10.2025 tarihli E.2025/2260, K.2025/12732 sayılı kararında bu iptali ve iptalin 27.03.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandığını anmış; davanın bu tarihten önce açıldığını, her davanın açıldığı tarihteki hukuki duruma göre sonuçlandırılacağını da hatırlatmıştır. Aynı karar, taşınmazın acele kamulaştırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararı Danıştay 6. Dairesince iptal edilen paydaş yönünden dosyanın ayrıldığını ve onun payına düşen bedelin kamulaştırma bedeline dahil edilmediğini de gösterir. Böylece, acele kamulaştırmanın dayanağı yargı eliyle ortadan kalktığında, adli yargıdaki bedel ve tescil davasının o malik bakımından devam edemeyeceği görülür.\n\nKentsel dönüşüm alanındaki bir örnek Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 24.01.2022 tarihli, E.2021/3808, K.2022/130 sayılı kararıdır. Karara konu olayda rezerv yapı alanında bulunan bir taşınmazın TOKİ tarafından 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararı vardı. Dayanak rezerv yapı alanı ilanının yürütmesinin durdurulmasına karar verilmişti. Kurul, bu yargısal kararla birlikte acele kamulaştırma kararının sebep unsurunun ortadan kalktığı ve dayanaksız kaldığı sonucuna vararak, ilgili taşınmaza ilişkin kısmı iptal etmiştir. Karar oyçokluğuyla verilmiştir; karşı oy, rezerv yapı alanı ilanı dışında da acele kamulaştırmayı gerektirecek nedenlerin bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiğini savunmuştur. Bu karar, bir dönüşüm uygulamasında zincirin tek halkasındaki yargı kararının sonraki işlemleri de etkileyebileceğini gösterir.\n\n6306 satış modelinde ise kanunun kendi sistemi vardır. Satışın yargı kararıyla iptali hâlinde, satış bedelinin eksik hesaplanmasına dayanmayan iptallerde, pay üçüncü kişiye devredilmemişse veya eski malik adına tescili hukuken ya da fiilen imkânsız kılan bir uygulamaya tabi tutulmamışsa, Başkanlığın bildirimi üzerine tapu müdürlüğü payı resen eski malik adına tescil eder ve satış bedelinin iadesine kadar alıcı lehine kanuni ipotek kurulur. Bedelin eksik hesaplandığı gerekçesiyle iptalde ise yargı kararı, satış bedeli ile karardaki hesaba göre bulunacak bedel arasındaki farkın hisseyi alan malik tarafından eski malike ödenmesiyle uygulanır. Yani iptal, her durumda mülkiyetin geri dönmesi anlamına gelmez."],["Taşınmazın geri alınması hakkı hangi durumlarda kullanılabilir?","Kamulaştırmada malik lehine bir güvence daha vardır. 2942 sayılı Kanun'un 23. maddesine göre kamulaştırma bedelinin kesinleşmesinden itibaren beş yıl içinde, kamulaştırma ve devir amacına uygun hiçbir işlem veya tesisat yapılmaz ya da taşınmaz kamu yararına bir ihtiyaca tahsis edilmeden olduğu gibi bırakılırsa, mal sahibi veya mirasçıları aldıkları bedeli kanuni faiziyle ödeyerek taşınmazı geri alabilir. Hak doğduktan sonra bir yıl içinde kullanılmazsa düşer.\n\nNe var ki aynı maddenin son fıkrası, 3. maddenin ikinci fıkrasında belirtilen hâllerde yapılacak kamulaştırmalarda bu hükmün uygulanmayacağını söyler. 6306'nın 6. maddesinin ikinci fıkrası da buradaki kamulaştırmaları aynı fıkradaki iskân projeleri kapsamında saydığından, 6306 uyarınca yapılan kamulaştırmada geri alma hakkından söz etmek zordur. Bu, kanun metninden doğrudan çıkan bir sonuçtur.\n\n6306 satış modelinde de benzer bir boşluk dikkat çeker. Kanun, sattırılan payın sahibine, dönüşüm projesinin gerçekleşmemesi hâlinde payını geri isteme imkânı tanıyan bir hüküm içermez. Öte yandan 14. fıkra, anlaşan malikler yönünden müteahhitten kaynaklanan gecikmelerde sözleşmenin feshi için salt çoğunlukla karar alınabilmesini düzenler; ancak bu yol, payı çoktan satılmış malike bir hak sağlamaz. Sonuç olarak, olağan kamulaştırmada bile sınırlı olan geri alma güvencesi, satış modelinde hiç bulunmamaktadır. Karşılaştırmanın en çarpıcı yanı budur."],["Dönüşüm sürecinde hak kaybına uğramamak için nelere dikkat edilmelidir?","Aşağıdaki özet, iki yolun başlıca farklarını genel hatlarıyla toplar.\n\nAlıcı: kamulaştırmada kamu idaresi; 6306 riskli yapı satışında anlaşan paydaşlar veya üçüncü kişiler olabilir, riskli alan ve rezerv yapı alanında son halka idaredir.\n\nBedel: kamulaştırmada önce pazarlık, olmazsa mahkemece keşif ve bilirkişiyle adil ve hakkaniyete uygun bedel; 6306 satışında Başkanlıkça tespit ettirilen rayiç değer, açık artırma ve tekrarlanan satış.\n\nTescil: kamulaştırmada bedel yatırıldıktan sonra mahkeme kararıyla; satışta ise kanunda öngörülen idari süreç sonunda tapu işlemleriyle.\n\nİptal sonucu: acele kamulaştırmada dayanağın yargı kararıyla ortadan kalkması, o malik yönünden devri engelleyebilir; satışta eski malike dönüş birtakım koşullara bağlıdır.\n\nGeri alma: kamulaştırmada kural olarak beş yıllık hak vardır, iskân projelerinde uygulanmaz; satışta kanunda yoktur.\n\nBu karşılaştırma, hangi yolun hukuken daha elverişli olduğunu tek başına söylemez. Alanın niteliği, yapının riskli yapı mı, riskli alan mı, rezerv yapı alanı mı olduğu ve işlemin hangi aşamada bulunduğu sonucu değiştirir. Bir tebligat aldığınızda, sürelerin kısa olduğunu ve dava açma sürelerinin tebliğden itibaren işlediğini aklınızda tutmanız gerekir. Mevzuat sık değişmekte, Anayasa Mahkemesi kararlarıyla da şekillenmektedir; somut dosyanız için güncel metni ve belgeleri bir avukatla birlikte değerlendirmek yerinde olur.\n\nSon olarak şunu da eklemek gerekir: iki yolun adı aynı sonucu, yani taşınmazın veya payın el değiştirmesini doğursa da hukuki dayanakları ve itiraz yolları farklıdır. Kamulaştırmada hem idari yargıda işlemin hukuka uygunluğu hem de adli yargıda bedel konusu ayrı ayrı tartışılabilir. Satış modelinde ise ağırlık idari işlemin ve değerlemenin denetimindedir. Bu nedenle elinizdeki evrakın hangi kanuna dayandığını, hangi idareden geldiğini ve üzerinde hangi sürenin yazılı olduğunu ilk iş olarak not etmeniz, sonraki adımların doğru planlanması bakımından faydalıdır.\n\nSon olarak şunu da eklemek gerekir: iki yolun adı aynı sonucu, yani taşınmazın veya payın el değiştirmesini doğursa da hukuki dayanakları ve itiraz yolları farklıdır. Kamulaştırmada hem idari yargıda işlemin hukuka uygunluğu hem de adli yargıda bedel konusu ayrı ayrı tartışılabilir. Satış modelinde ise ağırlık idari işlemin ve değerlemenin denetimindedir. Bu nedenle elinizdeki evrakın hangi kanuna dayandığını, hangi idareden geldiğini ve üzerinde hangi sürenin yazılı olduğunu ilk iş olarak not etmeniz, sonraki adımların doğru planlanması bakımından faydalıdır."]]}