{"slug":"itirazin-iptali-ve-itirazin-kaldirilmasi-davasi","title":"İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması Davası","yazildi":true,"tarih":null,"ruSlug":null,"enSlug":null,"guncelleme":null,"ozet":["İlamsız icra takibine yapılan itiraza karşı alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını veya bir yıl içinde mahkemede itirazın iptali davası açabilir.","İtirazın kaldırılması yoluna başvurabilmek için takibin İİK m. 68'de sayılan noter onaylı veya imzası ikrar edilmiş senet ya da resmî belgeye dayanması zorunludur.","Alacağın varlığı tanık, bilirkişi veya keşif gibi yargılamayı gerektiren delillerle kanıtlanacaksa icra mahkemesine değil genel mahkemede itirazın iptali davasına başvurulmalıdır.","İtirazın iptali davasında en az yüzde yirmi oranında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun haksızlığının yanı sıra alacağın likit olması şarttır.","Bir yıllık ve altı aylık hak düşürücü süreler, yalnızca takibin durdurulduğu kararının değil borçlunun itiraz dilekçesinin alacaklıya usulünce tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar.","İcra mahkemesi takip hukukuna özgü dar yetkili bir merci olduğundan önüne gelen talep hakkında görevsizlik kararı veremez, istemi ya kabul ya da reddeder."],"sss":[["İtirazın iptali davası açma süresi ne kadardır ve ne zaman başlar?","İİK m. 67/1 uyarınca itirazın iptali davası açma süresi bir yıldır. Bu süre, borçlunun itiraz dilekçesinin alacaklıya resmi olarak tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. İcra müdürlüğünün takibi durdurma kararının tebliğ edilmesi bir yıllık dava açma süresini başlatmaz."],["İtirazın kesin kaldırılması ile itirazın iptali arasındaki fark nedir?","İtirazın kaldırılması icra mahkemesinde altı ay içinde istenir ve sadece kanunda sayılan imzası ikrar edilmiş veya resmi belgelerle ispatlanabilir. İtirazın iptali davası ise genel mahkemede bir yıl içinde açılır, tanık ve bilirkişi dâhil her türlü delille ispat yapılabilir ve maddi anlamda kesin hüküm oluşturur."],["İcra inkâr tazminatı alabilmek için hangi şartlar gerekir?","İİK m. 67/2 uyarınca mahkemece borçlunun itirazının haksız bulunması ve alacağın likit, yani miktarının belirli veya hesap edilebilir olması gerekir. Yargıtay uygulamasına göre miktarı ancak bilirkişi raporu veya yargılama sonucunda belirlenebilen alacaklar likit sayılmaz ve bu alacaklarda icra inkâr tazminatına hükmedilmez."],["İcra mahkemesi uyuşmazlığı çözemezse görevsizlik kararı verebilir mi?","Hayır, icra mahkemesi dar yetkili bir merci olup takip hukuku talepleri hakkında genel mahkemelere yönelik görevsizlik kararı veremez. İcra mahkemesi önüne gelen belge İİK m. 68 kapsamına girmiyorsa veya yargılamayı gerektiriyorsa istemi doğrudan reddeder. Alacaklının genel mahkemede iptal davası açma hakkı saklı kalır."],["İtirazın kaldırılması süresi kaç aydır ve kaçırılırsa ne olur?","İtirazın kaldırılması istemi İİK m. 68/1 uyarınca itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden talep edilmelidir. Bu süre kaçırıldığı takdirde aynı takip dosyası üzerinden yeniden işlem yapılamaz. Ancak alacaklının bir yıllık süre dolmamışsa itirazın iptali davası açma hakkı devam eder."],["Kira sözleşmesine dayalı icra takibinde itirazın kaldırılması istenebilir mi?","Kiracı kira sözleşmesindeki imzaya açıkça itiraz etmemişse sözleşme İİK m. 68 anlamında borç ikrarını içeren belge sayılır. Bu durumda alacaklı kiralayan doğrudan icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. İmzaya itiraz edilmişse ve belge noterlikçe onaylanmamışsa icra mahkemesi inceleme yapamaz."]],"tablolar":null,"kaynaklar":[["2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2004&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=3"]],"desc":"İİK m.67 ve m.68 yollarının farkı, belge şartı, icra inkâr tazminatında likit alacak ölçütü, bir yıllık ve altı aylık hak düşürücü süreler.","category":"İcra & İflas","court":"İcra Hukuk Mahkemesi veya genel yetkili Asliye/Ticaret Mahkemesi görevlidir.","duration":"İtiraz süresi 7 gündür; itirazın iptali/kaldırılması davaları 6-12 ay sürebilir.","related":["icra-tahliye-emri-ve-tahliye-sureci","ilamsiz-icra-takibi-ve-7-gunluk-itiraz-suresi","borctan-kurtulma-menfi-tespit-davasi","kambiyo-senetlerine-ozgu-haciz-yolu-cek-senet","tahliye-taahhutnamesi-ile-kiraci-tahliyesi"],"sections":[["Aynı İtiraza Karşı İki Ayrı Yol","Ödeme emrine yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur. Duran takibi yeniden işler hâle getirmek alacaklının işidir ve İcra ve İflas Kanunu bunun için birbirinden bağımsız iki yol öngörmüştür. Birincisi İİK m.67'de düzenlenen itirazın iptali davasıdır; genel mahkemede, genel hükümler dairesinde ve tam bir yargılama yapılarak görülür, her türlü delil ileri sürülebilir. İkincisi İİK m.68'de düzenlenen itirazın kesin olarak kaldırılması istemidir; icra mahkemesinde, yalnızca kanunda sayılan belgeler üzerinden ve dar yetkiyle incelenir. Aradaki fark yalnızca mercinin değil, ispat rejiminin ve kararın etkisinin de farkıdır: itirazın iptali davasında verilen hüküm alacağın esası bakımından kesin hüküm oluştururken, itirazın kaldırılması kararı takip hukukuna özgüdür ve tarafların genel hükümlere göre dava açma hakkı saklı kalır."],["Yolu Belirleyen Ölçüt: Elinizdeki Belgenin Niteliği","Hangi yolun seçileceğini belirleyen ölçüt alacaklının elindeki belgedir. İİK m.68/1 uyarınca alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dâhilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye dayanıyorsa itirazın kaldırılması istenebilir. Borçlu itirazını haklı gösterecek hiçbir belge sunamazsa itirazın kaldırılmasına karar verilir; itiraz aynı nitelikte bir belgeye dayanıyorsa talep reddedilir. Elde bu nitelikte belge yoksa ya da alacağın varlığı tanık, bilirkişi veya keşif gibi delillerle aydınlatılacaksa yol itirazın iptali davasıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 22.06.2016 tarihli 2014/1170 E., 2016/840 K. sayılı kararında, kiracının kira sözleşmesine ve altındaki imzaya itiraz etmemesi hâlinde sözleşmenin İİK m.68/1 anlamında imzası ikrar edilmiş ve borç ikrarı içeren belge sayılacağını kabul etmiş; icra mahkemesinin salt dar yetkili olduğundan söz ederek istemi reddetmesini isabetsiz bulup direnme kararını bozmuştur."],["İcra İnkâr Tazminatı ve Likit Alacak Ölçütü","İtirazın iptali davasında alacaklıyı asıl ilgilendiren nokta çoğu zaman icra inkâr tazminatıdır. İİK m.67/2 uyarınca tazminata hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması tek başına yetmez; alacağın likit olması da gerekir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 19.06.2018 tarihli 2018/2353 E., 2018/4905 K. sayılı kararında likit alacağı, gerçek miktarı belli ve sabit olan ya da borçlunun bütün unsurları bilerek borç tutarını kendisinin tespit edebileceği alacak olarak tanımlamıştır. Somut olayda alacağın varlığı ancak bilirkişi raporuyla saptandığı için alacak likit sayılmamış, koşulları bulunmadığı hâlde hükmedilen icra inkâr tazminatı hüküm fıkrasından çıkarılmış ve karar düzeltilerek onanmıştır. Bu ölçüt uygulamada, miktarı yargılamayla belirlenen alacaklarda tazminat talebinin reddi sonucunu doğurmakta; buna karşılık miktarı sözleşmeden, faturadan veya cari hesap kaydından doğrudan hesaplanabilen alacaklarda talebin kabulüne imkân vermektedir."],["Dar Yetkili İcra Mahkemesi ile Genel Mahkeme Ayrımı","Görev ayrımı ihmal edildiğinde başvuru esasa girilmeden sonuçsuz kalabilir. İtirazın kaldırılması istemi icra mahkemesine, itirazın iptali davası ise uyuşmazlığın niteliğine göre asliye hukuk, asliye ticaret veya sulh hukuk mahkemesine yöneltilir. İcra mahkemesi takip hukukuna özgü ve dar yetkili bir mercidir; ancak dar yetkili olması görevsizlik kararı verebileceği anlamına gelmez. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 12.03.2012 tarihli 2012/545 E., 2012/3824 K. sayılı kararında, İİK m.4 ile Hukuk Genel Kurulu'nun 19.11.2003 tarihli 2003/3-737 E., 2003/700 K. sayılı kararına dayanarak icra mahkemesinin takip hukukuna ilişkin istemler hakkında görevsizlik kararı veremeyeceğini, istemin ya kabul ya da reddedilmesi gerektiğini belirtmiş; dosyanın sulh hukuk mahkemesine gönderilmesi yönündeki kararı bozmuştur. Uyuşmazlık yargılamayı gerektiriyorsa icra mahkemesi istemi reddeder, alacaklının genel mahkemeye başvurma hakkı saklı kalır."],["Bir Yıl ve Altı Ay: Sürenin Ne Zaman Başladığı","Her iki yol da hak düşürücü süreye bağlıdır. İtirazın iptali davası İİK m.67/1 uyarınca itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. İtirazın kaldırılması ise İİK m.68/1 uyarınca itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı ay içinde istenir; bu süre içinde istenmezse yeniden ilâmsız takip yapılamaz. Sürenin başlangıcı uygulamada tartışma konusudur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 06.06.2023 tarihli 2022/617 E., 2023/3521 K. sayılı kararında, İİK m.62/2 gereğince itirazın alacaklıya tebliğinin zorunlu olduğunu, kanunun aradığı tebliğin itiraz dilekçesinin tebliği olduğunu, yalnızca takibin durdurulmasına ilişkin icra müdürlüğü kararının tebliğ edilmesinin bir yıllık hak düşürücü süreyi başlatmayacağını belirterek süre yönünden verilen ret kararını bozmuştur. Alacaklının, dosyaya hangi evrakın tebliğ edildiğini tebligat mazbatası üzerinden denetlemesi bu nedenle önem taşır."],["Yolun Seçimi Delile Göre Yapılır","İtirazın iptali ile itirazın kaldırılması arasındaki seçim, usule ilişkin bir tercih değil elde bulunan delile göre verilmesi gereken bir karardır. Yanlış yola başvurulması yalnızca zaman kaybına değil, altı aylık ya da bir yıllık hak düşürücü sürenin dolmasına da yol açabilir. MOD HUKUK, Antalya'da icra ve iflas hukuku alanında hukuki danışmanlık vermektedir."]]}