{"slug":"istihkak-davasi-icrada-ucuncu-kisinin-hacze-itirazi","title":"İstihkak Davası: İcrada Üçüncü Kişinin Hacze İtirazı","yazildi":true,"tarih":null,"ruSlug":null,"enSlug":null,"guncelleme":null,"ozet":["İcrada haczedilen malın borçluya değil üçüncü kişiye ait olduğu iddiasına ilişkin istihkak davalarında icra mahkemesi görevlidir.","Haciz borçlunun zilyetliğinde yapılmışsa İİK m. 97/a gereğince mülkiyet karinesi borçlu ve alacaklı lehinedir.","İcra mahkemesinin takibin devamına ilişkin kararının tefhim veya tebliğinden itibaren üçüncü kişi 7 gün içinde istihkak davası açmak zorundadır.","Haciz üçüncü kişinin zilyetliğinde yapılmışsa İİK m. 99 uyarınca icra müdürü alacaklıya istihkak davası açması için 7 gün süre verir.","Kendisine istihkak bildirim imkânı verilmemiş üçüncü kişi haczi öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde dava açabilir.","Haczedilen mal satılıp bedeli alacaklıya ödendikten sonra üçüncü kişi iddiasını genel mahkemede istirdat davası açarak ileri sürebilir."],"sss":[["Haczedilen mal başkasına aitse ne yapılmalıdır?","Haciz esnasında veya sonrasında malın borçluya değil üçüncü bir kişiye ait olduğu tutanağa geçirilerek istihkak iddiasında bulunulmalıdır. İtiraz edilmesi hâlinde dosya icra mahkemesine gönderilir ve takibin devamı kararına karşı yedi gün içinde istihkak davası açılır."],["İstihkak davası hangi mahkemede açılır?","İstihkak davası genel mahkemelerde değil, takibin yürütüldüğü yerdeki icra mahkemesinde açılır. Davanın amacı genel bir mülkiyet tespiti değil, haczin geçerli olup olmadığının takip hukuku çerçevesinde karara bağlanmasıdır."],["Üçüncü kişinin istihkak davası açma süresi kaç gündür?","İİK m. 97/2 gereğince icra mahkemesinin takibin devamı kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde dava açılmalıdır. Bu süre içinde dava açılmazsa üçüncü kişi alacaklıya karşı istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılır."],["Mal üçüncü kişinin elinde haczedilirse dava açma yükü kime aittir?","İİK m. 99 uyarınca mal borçlunun değil üçüncü kişinin elindeyken haczedilmişse icra müdürü alacaklıya dava açması için yedi gün süre verir. Alacaklı bu yedi gün içinde dava açmazsa üçüncü kişinin istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır."],["Borçlu ile üçüncü kişinin aynı adreste bulunması mülkiyet karinesini nasıl etkiler?","İİK m. 97/a uyarınca borçlu ile üçüncü kişinin birlikte oturduğu yerlerdeki mallar borçlu zilyetliğinde sayılır ve mülkiyet karinesi alacaklı lehinedir. Bu karineyi çürütmek için üçüncü kişinin fatura ve ödeme kaydı gibi güçlü ve inandırıcı yazılı deliller sunması gerekir."],["Hacizli mal satıldıktan sonra üçüncü kişi ne yapabilir?","Haczedilen mal satılıp bedeli alacaklıya ödendikten sonra icra mahkemesinde istihkak davası açılamaz. Üçüncü kişinin bu aşamadan sonra hakkını genel mahkemelerde açacağı sebepsiz zenginleşme veya istirdat davasıyla araması gerekir."]],"tablolar":null,"kaynaklar":[["2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2004&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=3"]],"desc":"Haczedilen mal üzerinde üçüncü kişinin mülkiyet iddiası; İİK m.96-99 usulü, m.97/a mülkiyet karinesi, ispat yükü ve yedi günlük dava açma süreleri.","category":"İcra & İflas","court":"İcra Hukuk Mahkemesi veya genel yetkili Asliye/Ticaret Mahkemesi görevlidir.","duration":"İtiraz süresi 7 gündür; itirazın iptali/kaldırılması davaları 6-12 ay sürebilir.","related":["icra-haciz-islemleri-ve-haczedilemeyen-mallar","borctan-kurtulma-menfi-tespit-davasi","ilamsiz-icra-takibi-ve-7-gunluk-itiraz-suresi","ihalenin-feshi-davasi-icra-satisinin-iptali","nafaka-odenmemesi-tazyik-hapsi"],"sections":[["İstihkak İddiasının Yasal Çerçevesi: İİK m.96 ve Devamı","Haciz sırasında el konulan malın borçluya değil bir başkasına ait olduğu iddiası, İcra ve İflas Kanunu'nun 96 ve devamı maddelerinde istihkak iddiası olarak düzenlenmiştir. Kanun, malın kimin elinde bulunduğuna göre iki ayrı usul öngörmüştür. Haczedilen mal borçlunun elindeyken üçüncü kişi mülkiyet iddia ediyorsa İİK m.96-97 uygulanır ve istihkak davasını açma yükü üçüncü kişiye düşer. Haczedilen şey borçlunun elinde olmayıp üzerinde mülkiyet veya başka bir aynî hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunuyorsa İİK m.99 devreye girer ve bu kez dava açma yükü alacaklıdadır. Hangi maddenin uygulanacağı, haciz tutanağında malın kimin zilyetliğinde bulunduğunun nasıl tespit edildiğine bağlıdır; bu tespit ispat yükünü yer değiştirdiği için davanın kaderini doğrudan etkiler."],["Süreç: İstihkak İddiasından Takibin Talikine","İİK m.97 uyarınca istihkak iddiasına alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse icra memuru dosyayı hemen icra mahkemesine verir. İcra mahkemesi dosya üzerinde ya da gerek görürse ilgilileri davet edip duruşma yaparak yaptığı inceleme sonunda takibin devamına veya talikine karar verir. Bu karar uyuşmazlığın esasını çözmez; yalnızca takip işlemlerinin sürüp sürmeyeceğini belirler. Karar takibin devamı yönündeyse üçüncü şahıs, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinde istihkak davası açmaya mecburdur; bu süre içinde dava açılmazsa üçüncü şahıs alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır. İİK m.99 kapsamındaki hacizlerde ise icra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir; bu süre içinde dava açılmazsa üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır."],["Yargı Uygulaması: Mülkiyet Karinesi ve İspat Yükü","Uyuşmazlığın merkezinde İİK m.97/a'daki mülkiyet karinesi yer alır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 20.11.2014 tarihli 2014/18855 E., 2014/16434 K. sayılı kararında, haczin borçlu ile üçüncü kişinin birlikte yaşadıkları adreste ve borçlunun huzurunda yapıldığı bir olayda mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunu; karinenin aksinin üçüncü kişi tarafından güçlü ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerektiğini belirtmiş, soyut düzeyde kalan tanık beyanını yeterli görmeyerek davanın kabulüne ilişkin kararı bozmuştur. Usul yönünden ise Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 05.10.2022 tarihli 2022/5718 E., 2022/9829 K. sayılı kararında, İİK m.99 prosedürünün hukuki sonuç doğurabilmesi için alacaklıya yedi günlük süre verilmesi ve dava açılmadığı takdirde üçüncü kişinin iddiasının kabul edilmiş sayılacağı ihtaratının yapılması gerektiğini; bu prosedür usulünce tamamlanmamışsa üçüncü kişinin de dava açmakta hukuki yararı bulunduğunu kabul ederek hukuki yarar yokluğundan verilen ret kararını bozmuştur."],["Görevli Mahkeme: İcra Mahkemesi ve Yetkisinin Sınırı","İstihkak davası genel mahkemede değil icra mahkemesinde görülür. Bu, davanın takip hukukuna özgü niteliğinden kaynaklanır; amaç mülkiyetin genel olarak tespiti değil, haczin ayakta kalıp kalmayacağının belirlenmesidir. Bunun doğal sonucu olarak davanın dinlenebilmesinin ön koşulu hukuken geçerli bir haczin bulunmasıdır ve bu koşul yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 18.02.2026 tarihli 2025/8027 E., 2026/1067 K. sayılı kararında, dava açıldıktan sonra dava konusu haczin kaldırılmış olması hâlinde davanın ön koşul yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Haczedilen mal satılıp bedeli alacaklıya ödendikten sonra ise üçüncü kişinin iddiasını ancak genel mahkemede açacağı istirdat davasında ileri sürmesi mümkündür."],["Yedi Günlük Süreler ve Hacze Ittıla Anı","İstihkak uyuşmazlığında sürelerin tamamı yedi gündür, ancak başlangıç anları farklıdır ve karıştırılmaya elverişlidir. İİK m.97/2 uyarınca üçüncü kişinin dava açma süresi, icra mahkemesinin takibin devamına ilişkin kararının tefhim veya tebliğinden itibaren işler. Kendisine istihkak talebinde bulunma imkânı verilmemiş üçüncü kişi bakımından ise başlangıç farklıdır: bu kişi, haczedilen şey hakkında veya satılıp da bedeli henüz alacaklıya verilmemişse bedeli hakkında, hacze ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinde istihkak davası açabilir; aksi hâlde aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkını kaybeder. İİK m.99 kapsamındaki hacizlerde alacaklıya verilen yedi günlük süre ise ilgili kararın alacaklıya tefhim veya tebliğiyle başlar. Üçüncü kişinin haciz sırasında süresinde istihkak iddiasında bulunmuş olması dava açma süresini keser; bu nedenle iddianın haciz tutanağına geçirilmesi belirleyicidir."],["Haciz Tutanağı ve Delil Meselesi","İstihkak davalarında sonucu belirleyen iki unsur vardır: haciz sırasında malın kimin zilyetliğinde bulunduğunun tutanağa nasıl geçtiği ve mülkiyet karinesinin aksini ispata elverişli delilin bulunup bulunmadığı. Fatura, sözleşme, ticari defter veya resmî sicil kaydı gibi somut delillerle desteklenmeyen iddialar, tanık beyanıyla ayakta kalmamaktadır. MOD HUKUK, Antalya'da icra ve iflas hukuku alanında hukuki danışmanlık vermektedir."]]}