{"slug":"idari-para-cezalarina-itiraz-ve-sulh-ceza","title":"İdari Para Cezasına İtiraz ve Görevli Yargı Yeri","yazildi":true,"tarih":null,"ruSlug":null,"enSlug":null,"guncelleme":null,"ozet":["İdari para cezalarına karşı kanun yolu belirlenirken öncelikle cezanın dayandığı özel kanunda açık bir görev kuralı bulunup bulunmadığına bakılır; özel kanunda hüküm yoksa 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 27 uyarınca sulh ceza hâkimliği görevlidir.","İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararlarına karşı, kararın tebliğ veya tefhiminden itibaren en geç on beş gün içinde yetkili sulh ceza hakimliğine başvurulmalıdır.","On beş günlük yasal süre içinde başvuru yapılmaması halinde idari para cezası kesinleşir ve 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre cebren tahsil edilir.","İdari yaptırım kararıyla birlikte aynı işlem kapsamında idari yargının görev alanına giren ruhsat iptali veya yıkım gibi kararlar da verilmişse, 5326 sayılı Kanun m. 27/8 gereğince para cezasına itiraz da idare mahkemesinde görülür.","On beş günlük sürenin mücbir sebeple kaçırılması halinde, engelin kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde sulh ceza hakimliğine başvurulabilir.","5326 sayılı Kanun m. 28/10 uyarınca on beş bin Türk lirası dahil idari para cezalarına karşı sulh ceza hakimliğince verilen kararlar kesindir."],"sss":[["İdari para cezasına kaç gün içinde itiraz edilmelidir?","5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinin birinci fıkrası uyarınca idari para cezası kararlarına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza hakimliğine başvurulmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve kaçırılması halinde ceza kesinleşir."],["İdari para cezasına karşı sulh ceza hâkimliğine mi yoksa idare mahkemesine mi başvurulur?","Cezanın dayandığı özel kanunda açıkça idare mahkemesi görevlendirilmişse idare mahkemesine; özel kanunda yargı yoluna ilişkin bir hüküm yoksa Kabahatler Kanunu m. 3 ve m. 27 gereğince adli yargıda sulh ceza hakimliğine başvurulur. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun yerleşik içtihadı da özel mevzuatta açıklık bulunmayan hallerde sulh cezanın görevli olduğunu kabul etmektedir."],["Yıkım veya ruhsat iptali ile birlikte verilen idari para cezasına nerede itiraz edilir?","5326 sayılı Kanun'un 27. maddesinin sekizinci fıkrası gereğince, idari yaptırım kararıyla birlikte aynı işlem kapsamında idari yargının görev alanına giren kararlar da verilmişse para cezasına ilişkin itirazlar da bu kararların iptali talebiyle birlikte idare mahkemesinde açılacak davada incelenir."],["On beş günlük itiraz süresi kaçırılırsa ne olur?","On beş günlük süre içinde başvuru yapılmadığı takdirde idari para cezası kesinleşir. Kesinleşen kamu alacağı 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre icra ve haciz yoluyla tahsil edilir ve bu aşamada ancak ödeme emrine karşı sınırlı sebeplerle dava açılabilir."],["İtiraz süresi mücbir sebeple kaçırılırsa başvuru yapılabilir mi?","Evet, Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca on beş günlük sürenin mücbir bir sebeple kaçırılması halinde, mücbir sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde sulh ceza hakimliğine başvuru yapılabilir. Bu başvuru infazı kendiliğinden durdurmaz, ancak hakim yerine getirmeyi durdurabilir."],["Sulh ceza hâkimliğinin idari para cezası kararına karşı itiraz edilebilir mi?","5326 sayılı Kanun'un 28. maddesinin onuncu fıkrası uyarınca on beş bin Türk lirası dahil idari para cezalarına karşı sulh ceza hakimliğince verilen kararlar kesindir; bu tutarın üzerindeki idari para cezalarında ise karara karşı yasal itiraz yoluna başvurulabilir."]],"tablolar":null,"kaynaklar":[["5326 sayılı Kabahatler Kanunu","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5326&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["7201 sayılı Tebligat Kanunu","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=7201&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=3"],["6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6183&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=3"],["5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5271&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"]],"desc":"Kabahatler Kanunu uyarınca idari para cezasına on beş gün içinde başvuru, görevli yargı yerinin belirlenmesi ve İdari Dava Daireleri Kurulu kararı.","category":"İdare Hukuku","court":"İdare Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemeleri görevlidir, yetkili mahkeme davalının ikametgahı veya işlemin yapıldığı yer (örn Antalya İdare Mahkemesi).","duration":"6 ay ila 18 ay arası değişir, hak düşürücü süreler önemlidir.","related":["idari-islemin-iptali-ve-yurutmeyi-durdurma-davasi","belediye-ecrimisil-ve-fuzuli-sagil-tahliyesi","ruhsat-iptali-ve-isyeri-kapatma-kararlari"],"sections":[["Kabahatler Kanunu'nun Genel Kanun Niteliği ve İkili Görev Rejimi","5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesi kabahati, kanunun karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık olarak tanımlar. İdari para cezası bu yaptırımların en yaygın görünümüdür.  Görev sorununun anahtarı Kanun'un 3. maddesindedir. Bu maddeye göre Kanun'un idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde uygulanır; diğer genel hükümleri ise idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanır.  Bu düzenleme ikili bir rejim doğurur. Cezanın dayandığı özel kanun görevli mahkemeyi göstermişse o mahkeme görevlidir; özel kanun sessizse Kabahatler Kanunu devreye girer ve 27. madde uyarınca sulh ceza mercii görevli olur. Uygulamada hata çoğunlukla bu ilk adımda yapılır."],["Tebligat, On Beş Günlük Süre ve Kesinleşmenin Sonuçları","Kanun'un 26. maddesi, idari yaptırım kararının Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgiliye tebliğ edileceğini ve tebligat metninde bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolunun, merciin ve sürenin açıkça belirtileceğini öngörür. Karar ilgilinin huzurunda verilmişse aynı bilgilendirme tutanakta yapılır ve tutanağın bir örneği kişiye verilir.  Süre bakımından 27. madde belirleyicidir: idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karara karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza merciine başvurulabilir. Bu süre içinde başvuru yapılmazsa idari yaptırım kararı kesinleşir.  Başvuru, bizzat, kanuni temsilci veya avukat tarafından verilecek iki nüsha dilekçeyle yapılır. Dilekçede karara ilişkin bilgiler ve ileri sürülen deliller açıkça gösterilir. Kesinleşen ceza artık 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilir; bu aşamada yalnızca ödeme emrine karşı sınırlı itiraz sebepleri ileri sürülebilir."],["İdari Dava Daireleri Kurulu'nun AYKOME Kararı: Özel Kanun Susarsa Adli Yargı","Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 01.06.2022 tarihli, E. 2022/1143, K. 2022/1979 sayılı kararı bu ayrımı somutlaştırır. Karara konu olayda, izinsiz kazı çalışması yapıldığı ve güvenlik önlemi alınmadığı gerekçesiyle bir şirkete büyükşehir belediyesinin alt yapı koordinasyon merkezi yönetmeliği uyarınca 36.240 TL idari para cezası verilmiştir.  İdare mahkemesi, ne yönetmelikte ne de dayanak kanunlarda görevli yargı yerini belirleyen bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davayı görev yönünden reddetmiştir. Danıştay 8. Dairesi, işlemin gerçekte bir idari para cezası değil zarar-ziyan bedelinin tahsiline yönelik tipik bir idari işlem olduğu gerekçesiyle kararı bozmuş; mahkeme ilk kararında ısrar etmiştir.  İdari Dava Daireleri Kurulu, davacı şirketin temyiz istemini reddederek ısrar kararını oyçokluğuyla onamıştır. Sonuç davacı aleyhinedir: dava görev yönünden reddedilmiş, uyuşmazlığın adli yargıda görüleceği kesinleşmiştir. Karar, özel mevzuat görevli mahkemeyi göstermediğinde 5326 sayılı Kanun'un 27. maddesinin birinci fıkrasının uygulanacağını ortaya koymaktadır."],["Hangi Ceza Sulh Cezada, Hangisi İdare Mahkemesinde Görülür","Ayrımın pratik sonucu şudur: dayanak kanunda görevli yargı yeri gösterilmiş cezalarda idari yargı, gösterilmemiş cezalarda adli yargı görevlidir. İmar, çevre, gıda ve enerji mevzuatının bir kısmında özel görev hükümleri bulunurken, belediye yönetmeliklerine dayalı pek çok cezada böyle bir hüküm yer almaz.  Kanun'un 27. maddesinin sekizinci fıkrası önemli bir istisna getirir: idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişiyle ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararlar da verilmişse, idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görülür. Ruhsat iptali veya yıkım kararıyla birlikte verilen para cezalarında bu hüküm sıklıkla gündeme gelir.  Sulh ceza merciine yapılacak başvuruda yetki, kararı veren idarenin bulunduğu yere göre belirlenir; Antalya'daki bir idarenin cezası bakımından Antalya sulh ceza hâkimlikleri yetkilidir. İdari yargıda ise yetkili mahkeme Antalya İdare Mahkemeleridir."],["Mücbir Sebep, Yargılama Usulü ve On Beş Bin Liralık Kesinlik Sınırı","On beş günlük sürenin mücbir sebeple kaçırılması hâlinde 27. maddenin ikinci fıkrası, sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde başvuruya imkân tanır. Bu başvuru kararın kesinleşmesini engellemez; ancak mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir.  Kanun'un 28. maddesi yargılama usulünü düzenler. Mahkeme önce yetki, süre ve başvuru hakkı yönünden ön inceleme yapar; başvurunun usulden kabulü hâlinde dilekçenin bir örneğini ilgili kamu kurumuna tebliğ eder. Kurum en geç on beş gün içinde cevap verir ve işlem dosyasının tamamının bir örneğini sunar. Mahkeme tarafları dinleyebilir; tanık, bilirkişi ve keşfe ilişkin Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır.  Son karar olarak mahkeme, kararın hukuka uygun olması hâlinde başvurunun reddine, hukuka aykırı olması hâlinde idari yaptırım kararının kaldırılmasına hükmeder. Alt ve üst sınırı kanunda gösterilen cezalarda miktarda değişiklik yaparak da başvuruyu kabul edebilir. 28. maddenin onuncu fıkrası uyarınca on beş bin Türk lirası dâhil idari para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir."],["Para Cezası Dosyalarında Doğru Merciin Seçimi","İdari para cezası dosyalarında ilk ve en kritik karar, başvurunun hangi mercie yapılacağıdır. Dayanak kanun ve varsa özel görev hükmü okunmadan yapılan seçim, on beş günlük süre içinde düzeltilemezse cezanın kesinleşmesine yol açar. Tebligat metninde gösterilen kanun yolunun hatalı olması ilgiliyi kural olarak korumakla birlikte, bu korumaya güvenmek yerine dayanak mevzuatın baştan incelenmesi daha güvenlidir. "]]}