{"slug":"destekten-yoksun-kalma-tazminati-hesaplama","title":"Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplama","yazildi":true,"tarih":null,"ruSlug":null,"enSlug":null,"guncelleme":null,"ozet":["Ölümlü trafik kazalarında ölenin desteğinden fiilen yararlanan yakınları, Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi ve Karayolları Trafik Kanunu uyarınca destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir.","Destekten yoksun kalma tazminatı hesabında bakiye ömür TRH 2010 Yaşam Tablosu ile belirlenir ve Anayasa Mahkemesi iptal kararı sonrasında teknik faiz uygulanmaksızın progresif rant yöntemiyle hesaplanır.","Zorunlu mali sorumluluk sigortacısına karşı dava açılmadan veya Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulmadan önce Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması zorunlu dava şartıdır.","Maddi tazminat talepleri için Sigorta Tahkim Komisyonuna veya asliye ticaret mahkemesine başvurulabilirken poliçe teminatı dışında kalan manevi tazminat talepleri yalnızca kusurlu sürücü ve işletene yöneltilir.","Trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinde Türk Ceza Kanunu'ndaki uzamış ceza zamanaşımı süreleri sürücü ve işletenin yanı sıra sigorta şirketi bakımından da geçerlidir.","Hak sahiplerinin destek payları belirlenirken ölenin gelirinden kendisine ayırdığı pay düşüldükten sonra kalan miktar eş, çocuklar ve anne baba arasında paylaştırılır."],"sss":[["Destekten yoksun kalma tazminatını kimler talep edebilir?","Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesine göre destek tazminatı mirasçılık sıfatına değil, fiilen destekten yararlanma olgusuna dayanır. Ölen kişinin düzenli ve eylemli yardımından faydalanan eş, çocuklar, anne, baba veya bakım ilişkisini ispatlayan diğer yakınlar bu tazminatı talep edebilir."],["Destek tazminatı hesabında hangi yöntem uygulanır?","Yargıtay kararlarına göre bakiye yaşam süresi TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak saptanır. Anayasa Mahkemesi'nin Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesine ilişkin iptal kararının ardından, Genel Şartlar ekindeki yüzde 1,8 teknik faiz yöntemi terk edilmiş olup hesaplama teknik faizsiz progresif rant formülüne göre yapılmaktadır."],["Sigorta şirketine dava açmadan önce başvuru yapmak zorunlu mudur?","2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulması zorunlu dava şartıdır. Sigorta şirketinin 15 gün içinde cevap vermemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması hâlinde dava açılabilir ya da tahkime gidilebilir."],["Trafik kazasında manevi tazminat sigorta şirketinden istenir mi?","Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) yalnızca ölüm, yaralanma ve araç hasarı gibi maddi zararları teminat altına alır. Manevi tazminat talepleri sigorta poliçesi teminatı dışında kaldığından bu talep sigorta şirketine değil, kusurlu sürücüye ve araç işletenine yöneltilmelidir."],["Destekten yoksun kalma tazminatı davalarında görevli mahkeme hangisidir?","Tazminat talebi zorunlu mali sorumluluk sigortacısına yöneltildiğinde dava asliye ticaret mahkemesinde görülür veya Sigorta Tahkim Komisyonuna taşınır. Kusurlu sürücüye veya araç işletenine karşı açılan haksız fiil davalarında ise asliye hukuk mahkemesi görevlidir."],["Ölümlü trafik kazasında tazminat zamanaşımı süresi ne kadardır?","Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesine göre zamanaşımı zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır. Ancak olayda taksirle öldürme suçu söz konusu olduğundan Türk Ceza Kanunu'ndaki uzamış ceza zamanaşımı süresi devreye girer ve bu süre sigortacı dahil tüm sorumlular için uygulanır."],["TBK m. 55'teki yeni faiz kuralı kazalara nasıl uygulanır?","7589 sayılı Kanunla eklenen fıkraya göre kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminat toplamına olay tarihinden, bilinmeyen döneme ilişkin toplama karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Kanunun geçici 1/9 hükmü gereği değişiklik, yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen olaylar için uygulanır."],["Sigortacının tahkikat başlamadan yaptığı ödeme tazminattan düşülür mü?","TBK m. 55'e eklenen son fıkraya göre ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Bu kural 31.07.2026'dan sonra meydana gelen olaylar için geçerlidir."],["Ölenin cenaze giderleri de istenebilir mi?","Evet. TBK m. 53 cenaze giderlerini ölüm hâlinde uğranılan zararlar arasında sayar. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ve çalışma gücü kaybı da ayrıca istenebilir."]],"tablolar":null,"kaynaklar":[["6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6098&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2918&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6102&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["5684 sayılı Sigortacılık Kanunu","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5684&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["7589 sayılı Kanun, Resmî Gazete 31.07.2026, sayı 33326","https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/07/20260731-1.htm"],["6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (güncel metin)","https://mevzuat.adalet.gov.tr/mevzuat/103273"],["2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (güncel metin)","https://mevzuat.adalet.gov.tr/mevzuat/102918"],["Anayasa Mahkemesi, E.2021/82, K.2022/167, 29.12.2022 (RG 14.02.2023, sayı 32104)","https://normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/kbb/pages/search/NormDenetimi?id=a2JiOmMyMmEwODU1LTE0MTctN2EzYS1iNTdhLTIwMDBiNzNiMzFjZg&type=NormDenetimi"],["SEDDK tebliği (Sigortacılık Kanunu m. 30 parasal sınırlar), Resmî Gazete 19.03.2026, sayı 33201","https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/03/20260319-5.htm"],["6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (güncel metin)","https://mevzuat.adalet.gov.tr/mevzuat/103103"]],"desc":"Ölümlü trafik kazasında destek zararının hangi basamaklarla hesaplandığı, Anayasa Mahkemesi iptali sonrası değişen aktüerya yöntemi ve başvuru yolları.","category":"Trafik & Sigorta","court":"Asliye Hukuk/Ticaret Mahkemesi veya Sigorta Tahkim Komisyonu görevlidir.","duration":"Sigorta Tahkim Komisyonu 4 ay içinde, mahkeme yolu 10-18 ay içinde sonuçlanabilir.","related":["bedensel-zarar-ve-maluliyet-tazminati","haksiz-fiilden-kaynaklanan-maddi-ve-manevi-tazminat","sigorta-tahkim-komisyonuna-basvuru-sureci","trafik-kazasi-arac-deger-kaybi-tazminati","is-kazasi-tazminat-davasi-ve-kusur-orani"],"sections":[["Destek zararının kanuni çerçevesi","Ölümlü trafik kazasında hak sahiplerinin talep edebileceği kalemler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesinde sayılmıştır: cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi, motorlu araç kazalarından doğan zararların tazmininde bu genel hükümlere gönderme yapar. Aynı Kanunun 85. maddesi işleteni ve aracın bağlı olduğu teşebbüsün sahibini müteselsilen sorumlu tutar; 91. madde bu sorumluluğun zorunlu mali sorumluluk sigortasıyla teminat altına alınmasını emreder. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1478. maddesi ise zarar görene, sigorta bedeline kadar olan kısım bakımından doğrudan sigortacıdan talepte bulunma hakkı verir. Destek zararı, ölenin mirasçısı olmaktan değil fiilen desteğinden yararlanıyor olmaktan doğar."],["Hesabın kurulduğu basamaklar","Hesap üç sütun üzerinde yürür. Birincisi destek sayılan kişinin geliridir; belgelenebilen kazanç yoksa asgari ücret esas alınır. İkincisi süredir: bilinen dönem, kaza tarihinden hesap ya da karar tarihine kadar geçen ve gerçekleşmiş verilerle hesaplanan bölümdür; işleyecek dönem ise bakiye ömür üzerinden ileriye dönük kurulur. Üçüncüsü destek paylarıdır; ölenin gelirinden kendisine ayırdığı pay düşüldükten sonra kalan kısım eş, çocuklar ve varsa anne baba arasında bölüştürülür, hak sahiplerinden birinin desteklik ilişkisi sona erdiğinde onun payı diğerlerine dağılır.  Bu üç sütun kurulduktan sonra kusur oranı uygulanır. Emniyet kemerinin takılmamış olması gibi müterafik kusur iddiaları sigorta şirketlerince düzenli olarak ileri sürülür; bu iddiaların dosyadaki teknik verilerle desteklenip desteklenmediği ayrıca denetlenir. Son aşamada sigortacının daha önce yaptığı ödemeler mahsup edilir."],["Anayasa Mahkemesi iptalinden sonra hesap yöntemi","Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 17.10.2024 tarihli, 2024/8872 E. ve 2024/9821 K. sayılı kararı bugünkü hesap yöntemini ortaya koyar. Dosyada, trafik kazasında yolcu olarak ölen oğlunun desteğinden yoksun kalan baba iki sigorta şirketine karşı tahkime başvurmuş; hakem heyetlerinin dayandığı aktüer raporu TRH 2010 Yaşam Tablosu ile birlikte yüzde 1,8 teknik faiz ve devre başı ödemeli belirli süreli rant yöntemini kullanmıştır.  Daire kararı davacı lehine bozmuştur. Gerekçede, bakiye ömür belirlenirken TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılmasının yerinde olduğu, buna karşılık Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli 2019/40 E. ve 2020/40 K. sayılı kararıyla 2918 sayılı Kanunun 90. maddesindeki Genel Şartlar'a yapılan atıf hükmünün iptal edildiği belirtilmiştir. Bu iptalden sonra Genel Şartlar ekindeki cetvellerle getirilen yüzde 1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün uygulanması artık mümkün değildir; tazminatın teknik faiz uygulanmadan progresif rant formülüyle hesaplanması gerekir. Karar metni: mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/1101519700"],["Hangi merci önünde ileri sürülür","Talep zorunlu mali sorumluluk sigortacısına yöneltildiğinde uyuşmazlık sigorta sözleşmesinden doğduğundan asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Kusurlu sürücüye, işletene veya aracın bağlı olduğu teşebbüsün sahibine karşı açılacak dava ise haksız fiil esasına dayandığı için asliye hukuk mahkemesinde görülür. Manevi tazminat zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının dışında kaldığından bu talep sigortacıya değil, sürücü ve işletene yöneltilir; bu ayrım gözden kaçırıldığında manevi tazminat kalemi husumet yönünden reddedilir.  Sigorta şirketine yönelen talep bakımından 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulabilir. Yukarıda anılan dosya da bu yolu izlemiştir. Tahkimin kapsamı poliçe ile sınırlıdır; limitin üzerinde kalan zarar için sorumlulara karşı ayrıca dava açmak gerekir."],["Süreler ve ceza zamanaşımının etkisi","Sigorta şirketine karşı yürütülecek her talep için 2918 sayılı Kanunun 97. maddesindeki yazılı başvuru dava şartı önceliklidir; madde 6704 sayılı Kanunla 26.04.2016 tarihinde değiştirilerek başvuru dava şartı hâline getirilmiştir ve bu savunma anılan dosyada da ileri sürülmüştür.  Zamanaşımı bakımından 2918 sayılı Kanunun 109. maddesi uygulanır. Birinci fıkraya göre süre, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır. İkinci fıkra, fiil cezayı gerektiriyor ve Ceza Kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa bu daha uzun sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağını düzenler. Ölümle sonuçlanan kazalarda taksirle öldürme suçu gündeme geldiğinden bu uzamış süre işler ve sürücü, işleten ile sigortacı arasında ayrım yapılmaksızın tümü için uygulanır. Uzamış süre olay tarihinden itibaren işlemeye başlar; zararın veya failin bu süre dolduktan sonra öğrenilmesi hâlinde ise öğrenmeden itibaren iki yıllık süre içinde talepte bulunmak gerekir."],["Antalya dosyalarında öne çıkan noktalar","Antalya'da ölümlü kaza dosyalarının önemli bir bölümü tur otobüsleri, servis araçları, motosiklet ve ATV sürüşleri ile turizm sezonunda artan gece trafiğinden doğar. Ölenin yolcu olduğu dosyalarda hem taşıyan aracın hem de karşı aracın sigortacısı birlikte muhatap olabilir; anılan Yargıtay kararında da iki ayrı sigorta şirketi müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Ölenin mevsimlik veya kayıt dışı çalıştığı dosyalarda gelirin belgelenmesi hesabın en tartışmalı basamağı hâline gelir; bordro, banka hareketi, işyeri kayıtları ve tanık beyanlarının başvuru aşamasında toplanması bu tartışmayı azaltır.  MOD HUKUK, Antalya'da trafik ve sigorta hukuku alanında hukuki danışmanlık vermektedir."],["7589 sayılı Kanunla TBK m. 55'e eklenen faiz ve mahsup kuralları","7589 sayılı Kanun (Resmî Gazete 31.07.2026) TBK m. 55'e iki yeni fıkra ekledi. Birinci yeni fıkra faiz başlangıcını düzenliyor: çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin kayıpları bakımından, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat toplamına haksız fiilin ya da zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten, kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminat toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Yani hesap tek parça olarak değil, geçmiş ve gelecek dönem olarak ikiye ayrılır ve faiz başlangıcı bu ayrıma göre değişir.\n\nİkinci yeni fıkra mahsup kuralıdır: bu tür tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Sigorta şirketinin veya sorumlunun yaptığı kısmi ödemelerin dosyada nasıl hesaba katılacağı bu nedenle önem kazanmıştır.\n\nGeçiş hükmü de önemlidir: Kanunun geçici 1. maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre bu değişiklik, yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanır; daha önceki olaylarda maddenin eski hükümleri uygulanmaya devam eder. Yani 2026 Temmuz sonundan önceki kazalar için bu iki fıkra uygulanmaz."],["TBK m. 55'in ilk fıkrası, Anayasa Mahkemesi kararı ve zamanaşımı","TBK m. 55 destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararların bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanacağını söyler. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler bu zararların belirlenmesinde gözetilemez, zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesiyle artırılamaz veya azaltılamaz.\n\nKarayolları Trafik Kanunu m. 90'a 7327 sayılı Kanunla eklenen ve destek tazminatının hayat tablosu ile zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2'yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı esas alınarak hesaplanacağını öngören cümle ile ikinci fıkra, Anayasa Mahkemesinin 29.12.2022 tarihli ve E.2021/82, K.2022/167 sayılı kararıyla iptal edilmiştir (Resmî Gazete 14.02.2023, sayı 32104). Madde şu anda zorunlu sigorta tazminatlarının kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunu, düzenlenmeyen hususlarda TBK'nın haksız fiil hükümlerinin uygulanacağını söylemektedir. Bu nedenle hesap yönteminin ayrıntıları uygulamada yargı kararlarıyla şekillenir.\n\nZamanaşımı KTK m. 109 uyarınca zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır. Tazminat yükümlüsüne karşı kesilen zamanaşımı sigortacıya karşı da kesilmiş olur, sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı da tazminat yükümlüsü bakımından kesilmiş sayılır (m. 109/3). Bu nokta, kaza sorumlusu ile sigorta şirketine ayrı ayrı dava açılacağı durumlarda dikkat edilecek bir noktadır."],["Ölüm hâlinde talep edilebilecek diğer kalemler ve dava usulünde yenilikler","TBK m. 53 uyarınca ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar. Destek tazminatı yanında bu kalemlerin de ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde ölenin yakınlarına manevi tazminat da ödenmesine karar verilebilir (TBK m. 56/2). Zorunlu mali sorumluluk sigortası ise manevi tazminat talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat taleplerini kapsam dışında tutar (KTK m. 92/f ve j).\n\nSigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunda, parasal sınırların uygulamasında başvurunun yapıldığı tarihteki miktar esas alınır; hakem heyetinin oluşması bakımından ise heyetin teşekkül edeceği tarihteki miktar esas alınır. Bu düzenleme SEDDK'nın 19.03.2026 tarihli Resmî Gazete'de (sayı 33201) yayımlanan tebliğiyle getirilmiştir.\n\nMahkemede açılan davalarda 7589 sayılı Kanunun HMK değişiklikleri de geçerlidir: m. 107 kaldırıldığından alacağın bir kısmı dava edilir, talep tahkikatın sona ermesine kadar bir defaya mahsus artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinde kesilmiş sayılır (m. 109/4). Duruşmalar arası süre üç ayı geçemez (m. 147/3)."]]}